Yeni bir araştırma, son yıllarda yaşanan güçlü El Niño iklim olaylarının fosil yakıtların yakılmasıyla daha da şiddetlendiğini ve halihazırda gelişmekte olan “Godzilla” olarak adlandırılan El Niño olayının gelecek yıl sonuna kadar 50 milyon insanı akut açlıkla karşı karşıya bırakabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu olağanüstü iklim döngüsünün dünya genelinde hava koşullarını altüst edeceği, kuraklıkları ve selleri tetikleyeceği konusunda uyarıyor. Araştırma, insan kaynaklı iklim değişikliğinin doğal El Niño döngüsü üzerindeki etkisini inceleyen en kapsamlı çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Fosil Yakıtların El Niño Üzerindeki Etkisi
El Niño, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgelerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim döngüsüdür. Bu olay, dünya genelinde hava sistemlerini etkileyerek bazı bölgelerde şiddetli kuraklıklara, bazılarında ise aşırı yağış ve sellere neden olur. Ancak son yıllarda bilim insanları, fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere salınan sera gazlarının bu doğal döngüyü yoğunlaştırdığını ve daha yıkıcı hale getirdiğini gözlemliyor.
Yeni araştırma, 1970'lerden bu yana meydana gelen güçlü El Niño olaylarının, iklim değişikliği olmasaydı ne kadar güçlü olacağını modelleyerek fosil yakıtların bu olaylara katkısını ölçmeye çalıştı. Sonuçlara göre, bu olayların şiddetindeki artışın büyük bir kısmı insan kaynaklı emisyonlara bağlanıyor. Araştırmanın başyazarı, “Fosil yakıtların yakılması, El Niño'nun doğal gücünü adeta bir amplifikatör gibi artırıyor. Bu da dünya genelinde daha ekstrem hava olaylarına yol açıyor” dedi.
Şu anda Pasifik'te gelişmekte olan “Godzilla” El Niño'su, özellikle Avustralya, Endonezya ve Güney Amerika'nın batı kıyılarında kuraklık riskini artırırken, doğu Afrika'da sel felaketlerine neden olabilecek güçte. Uzmanlar, bu olayın etkilerinin 2024 yılı boyunca hissedilebileceğini ve küresel gıda güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Açlık ve Göç Riskleri Artıyor
El Niño'nun en yıkıcı etkilerinden biri tarım sektörü üzerinde oluyor. Kuraklık, özellikle Afrika boynuzu, Güney Asya ve Orta Amerika'da mahsul verimliliğini düşürerek gıda fiyatlarının yükselmesine ve gıda kıtlığına yol açıyor. Araştırmaya göre, mevcut El Niño'nun etkileriyle birlikte 2024 sonuna kadar yaklaşık 50 milyon insanın akut açlıkla karşı karşıya kalabileceği tahmin ediliyor.
Bu durum, zaten kırılgan olan bölgelerde insani krizleri derinleştiriyor. Örneğin, Etiyopya, Somali ve Kenya gibi ülkelerde kuraklık, milyonlarca insanın yerinden edilmesine neden oluyor. El Niño aynı zamanda göç hareketlerini de tetikleyebilir; gıda güvenliği olmayan insanlar, geçim kaynaklarını kaybettikçe başka bölgelere göç etmek zorunda kalıyor.
Küresel ölçekte, El Niño ekonomik kayıplara da yol açıyor. 1997-1998'deki büyük El Niño, dünya ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolarlık zarar verdi. Uzmanlar, bu kez etkilerin daha şiddetli olabileceğini ve iklim değişikliğiyle birleşen bu olayın, küresel tedarik zincirlerini bozarak enflasyon baskılarını artırabileceğini belirtiyor.
Bilim insanları, bu durumun iklim değişikliğiyle mücadelede acil adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gösterdiğini vurguluyor. Fosil yakıt tüketiminin azaltılması ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması, bu tür aşırı El Niño olaylarının sıklığını ve şiddetini azaltmada kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle El Niño'nun doğrudan etkilerini sınırlı şekilde hissetse de, küresel anlamda ciddi sonuçları bulunuyor. Özellikle gıda fiyatlarındaki artış, Türkiye gibi tarım ürünlerinde dışa bağımlı ülkelerde enflasyonist baskıları artırabilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Türkiye'nin Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini güçlendirmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması, hem bu tür küresel krizlere karşı dayanıklılığını artıracak hem de bölgesel istikrara katkı sağlayacaktır.