Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), El Niño hava olayının yeniden başlamasıyla birlikte, en geç 2027 yılına kadar küresel sıcaklıklarda yeni bir rekor kırılmasını beklediğini açıkladı. İklim değişikliğinin etkisiyle daha da şiddetlenen bu doğal döngü, son yıllarda art arda rekor kıran sıcaklıkların ardından yeni bir zirveye işaret ediyor. Bilim insanları, El Niño'nun etkisiyle 2024 veya 2025'in de en sıcak yıllar arasına girebileceğini, ancak asıl büyük sıçramanın 2027 civarında yaşanacağını öngörüyor.
El Niño ve İklim Değişikliği: Korkutan Senaryo
WMO'nun son raporuna göre, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla karakterize edilen El Niño, dünya genelinde aşırı hava olaylarına yol açıyor. 2023'te yaşanan rekor sıcaklıkların ardından, 2024'ün de bu trendi devam ettirmesi bekleniyor. Uzmanlar, El Niño'nun etkisinin özellikle 2026-2027 döneminde doruk noktasına ulaşacağını ve bu durumun küresel sıcaklık ortalamasını sanayi öncesi seviyelerin 1,5 santigrat derece üzerine taşıyabileceğini belirtiyor. Bu, Paris İklim Anlaşması'nın belirlediği kritik eşiğe yaklaşıldığı anlamına geliyor.
WMO yetkilileri, El Niño'nun doğal bir iklim döngüsü olduğunu ancak insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının bu etkiyi katladığını vurguluyor. Emisyonların azaltılmaması halinde, rekor sıcaklıkların daha sık yaşanacağı uyarısı yapılıyor. Raporda, 2023-2027 döneminde en az bir yılın rekor sıcaklıkla geçme olasılığının yüzde 98 olduğu ifade ediliyor.
Küresel Etkiler ve Alınması Gereken Önlemler
El Niño'nun yol açtığı aşırı sıcaklıklar, dünya genelinde kuraklık, sel, orman yangınları ve tarımsal verim kaybı gibi felaketleri tetikliyor. Özellikle Avustralya, Endonezya ve Güney Amerika kıyılarında şiddetli yağışlar ve seller beklenirken, Afrika boynuzu ve Orta Amerika'da kuraklık tehlikesi artıyor. Küresel gıda fiyatlarının yükselmesi ve su kıtlığının derinleşmesi, El Niño'nun ekonomik sonuçları arasında yer alıyor.
WMO, hükümetlere erken uyarı sistemlerini güçlendirme, su kaynaklarını daha verimli kullanma ve tarımda iklime uyumlu tekniklere yatırım yapma çağrısında bulunuyor. Ayrıca, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiğinin altı çiziliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Niño'nun Türkiye'ye doğrudan etkisi, özellikle yaz aylarında sıcaklık artışları ve yağış düzenindeki değişikliklerle kendini gösterebilir. Türkiye, Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle iklim değişikliğine karşı hassas bölgelerden biridir. Rekor sıcaklık beklentisi, tarım sektöründe kuraklık riskini artırırken, su kaynaklarının yönetimini daha da kritik hale getiriyor. Ayrıca, aşırı sıcak hava dalgaları enerji talebini ve sağlık sorunlarını tetikleyebilir. Türkiye'nin iklim değişikliği uyum stratejilerini güçlendirmesi, su verimliliğini artırması ve sera gazı emisyonlarını azaltma hedeflerine bağlı kalması, bu gelişmeler ışığında daha da önem kazanıyor.