GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

El Halil’de Toprak Gasbına Karşı Filistin Direnişi

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
El Halil’de Toprak Gasbına Karşı Filistin Direnişi
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil (Hebron) kenti yakınlarında, İsrailli yerleşimciler ile Filistinli toprak sahipleri arasında gerginlik yaşandı. Görgü tanıklarına göre, silahlı yerleşimciler, Filistinlilere ait tarım arazilerini ele geçirmek amacıyla bölgeye gelerek iş makineleriyle kazı çalışması başlattı. Bunun üzerine bölge halkı ve çiftçiler, topraklarını korumak için harekete geçerek yerleşimcilerle fiziki münakaşaya girdi. Olayda herhangi bir can kaybı yaşanmazken, tansiyonun yüksek olduğu bildirildi. Filistin tarafı, İsrail ordusunun veya güvenlik güçlerinin müdahale etmediğini, hatta bazı noktalarda yerleşimcileri desteklediğini öne sürdü. İsrail makamları ise olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Yerleşimci Şiddeti ve Filistin Topraklarının Mülkiyeti

El Halil, Batı Şeria’nın en büyük şehirlerinden biri olmasının yanı sıra, İsrail-Filistin çatışmasının en sıcak noktalarından birini oluşturuyor. Şehir, hem Filistinli nüfusa hem de İsrail’in yasa dışı yerleşim birimlerine ev sahipliği yapıyor. Özellikle H2 bölgesi olarak adlandırılan kesimde, yaklaşık 800 aşırılıkçı Yahudi yerleşimci, 40 bin Filistinli arasında adeta bir ada gibi yaşıyor. Bu durum, günlük yaşamda sürtüşmelere ve şiddet olaylarına yol açıyor.

Son olay, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini genişletme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Filistin toprakları üzerindeki mülkiyet anlaşmazlıkları, Oslo Anlaşmaları’ndan bu yana çözümsüz kalmış; uluslararası hukuka göre İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor. Buna rağmen, özellikle aşırı sağcı İsrail hükümetleri döneminde yerleşimci faaliyetler hız kazanmış durumda. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 1967’den bu yana Batı Şeria’da 250’den fazla yerleşim birimi inşa edildi ve 700 bini aşkın İsrailli yerleşimci buralarda ikamet ediyor.

Yerleşimci şiddeti ise sadece mülkiyet ihtilaflarından ibaret değil. Zeytinliklere yönelik saldırılar, su kaynaklarının ele geçirilmesi ve çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi gibi yöntemlerle Filistinliler sistematik olarak topraklarından koparılmaya çalışılıyor. Bu durum, Filistin ekonomisini ve tarımını doğrudan etkiliyor; aynı zamanda bölgede giderek artan bir öfke birikmesine neden oluyor.

Bölgesel ve Küresel Yansımalar

El Halil’deki bu son gerginlik, bölgesel dengeler açısından kritik bir dönemeçte meydana geliyor. İsrail ile Suudi Arabistan arasında normalleşme adımlarının konuşulduğu, ABD’nin ise İbrahim Anlaşmaları’nı genişletme çabası içinde olduğu bir sırada, Filistin topraklarının gasbı gündemi yeniden Filistin sorununa çevirebilir. Filistin Yönetimi, uluslararası topluma çağrıda bulunarak İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden bu eylemlerine karşı somut adımlar atılmasını istiyor.

Olay, aynı zamanda Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in de dikkatini çekmiş durumda. AB, daha önce yerleşim faaliyetlerine yönelik kınamalarını yinelemiş ve bazı ürünlerin etiketlenmesi gibi sembolik adımlar atmıştı; ancak Filistin tarafı bunların caydırıcı olmadığını savunuyor. Öte yandan, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarını tanımakla birlikte, yerleşim politikalarının iki devletli çözümü baltaladığını ifade ediyor. Fakat bu söylemler, sahadaki fiili durumu değiştirmeye yetmiyor.

Gazze’de devam eden savaşın gölgesinde, Batı Şeria’daki bu tür olaylar ikinci bir cephe açılması riskini taşıyor. Hamas, bu tür toprak gasplarına karşı Filistin halkını direnişe çağırırken, Filistin Yönetimi ise kontrolden çıkabilecek şiddet olaylarından endişe ediyor. Bölgede sükûnetin sağlanması, uluslararası toplumun daha etkin bir şekilde müdahil olmasını gerektiriyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Filistin davasına verdiği diplomatik destekle biliniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’deki konuşmalarında defalarca İsrail’in yerleşim politikalarını eleştirmiş ve Kudüs’ün statüsünü vurgulamıştır. El Halil’deki bu son gelişme, Türkiye’nin Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki Filistin varlığını koruma yönündeki politik söylemini güçlendirmek için bir fırsat sunabilir. Türkiye’nin, Filistin Yönetimi ile askeri ve istihbari işbirliği olmasa da, insani yardım ve altyapı projeleri yoluyla destek sağladığı biliniyor. Bu olay, Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerinde yeni bir gerginlik noktası oluşturabilir; ancak Ankara’nın şu anki önceliği Gazze’deki savaşın sona erdirilmesi olduğu için, El Halil’deki olayın daha çok diplomatik kınamalarla sınırlı kalması bekleniyor. Yine de, bölgede artan yerleşimci şiddeti, Türkiye’nin Filistin meselesini uluslararası gündemde tutma çabalarını haklı çıkaracak argümanlar sunuyor.

Etiketler:
El HalilFilistinİsrailyerleşimci şiddetitoprak gasbı

İlgili Haberler

İsrail'in Sur kenti saldırısında 8 ölü: Lübnan'a yönelik saldırılar sürüyor
Orta Doğu

İsrail'in Sur kenti saldırısında 8 ölü: Lübnan'a yönelik saldırılar sürüyor

24 dk önce

BM: Gazze'de insani yardım tek kapıya mahkum
Orta Doğu

BM: Gazze'de insani yardım tek kapıya mahkum

40 dk önce

İran: Bölgemizdeki yabancı güçler topraklarımızı terk etmeli
Orta Doğu

İran: Bölgemizdeki yabancı güçler topraklarımızı terk etmeli

53 dk önce

Hamas: Gazze ateşkesinde tartışmalı konularda mutabakat yakın
Orta Doğu

Hamas: Gazze ateşkesinde tartışmalı konularda mutabakat yakın

56 dk önce