El Cezire kanalının deneyimli gazetecisi El-Tahir el-Mardi, üç yıllık zorlu bir ayrılığın ardından Sudan'ın başkenti Hartum'da ailesine kavuştu. 2023 yılında patlak veren iç savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan gazeteci, ailesiyle yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyor. Mardi, özellikle Sudan'daki çatışmaları haber yaparken tanınan bir isim haline gelmişti. Ailesi ise savaş boyunca Hartum'da kalmış ve zor şartlar altında hayatta kalmaya çalışmıştı.
Gelişmenin arka planı
Sudan, Nisan 2023'te ordu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında başlayan çatışmalarla sarsılmıştı. Çatışmalar yüz binlerce insanı yerinden ederken, binlerce sivilin de ölümüne yol açtı. Başkent Hartum, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden biri oldu. Bu kaotik ortamda, El-Tahir el-Mardi gibi gazeteciler büyük risk altında çalışarak dünyaya savaşın gerçek yüzünü aktardı.
Mardi, savaşın ilk günlerinde ailesini güvende tutmak için Hartum'dan ayrılmayı tercih etmişti. Ancak ailesi, çeşitli nedenlerle şehirden çıkamamış ve savaşın ortasında mahsur kalmıştı. Üç yıl boyunca haber merkezinden ailesiyle sadece telefon ve mesaj yoluyla iletişim kurabilen gazeteci, nihayet geçtiğimiz günlerde bir yardım koridoru sayesinde Hartum'a ulaşmayı başardı.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Sudan'daki çatışmalar en az 12 milyon insanı yerinden etti ve 20 milyondan fazla kişiyi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bıraktı. Gazeteciler ise bu süreçte hedef alınan meslek gruplarından biri oldu. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Sudan'da savaşın başından bu yana en az 10 gazetecinin öldürüldüğünü, onlarcasının ise yaralandığını veya kaybolduğunu rapor etti. Mardi'nin ailesine kavuşması, bu karanlık tabloda nadir görülen bir umut ışığı olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Sudan'daki iç savaş, yalnızca ülke sınırları içinde değil, bölgesel ve küresel düzeyde de yankı buluyor. Çatışmaların komşu ülkeler olan Çad, Etiyopya, Güney Sudan ve Mısır üzerinde doğrudan etkileri var. Mülteci akınları, bölge ülkelerinin ekonomik ve sosyal yapılarını zorlarken, insani kriz derinleşiyor. Ayrıca, Kızıldeniz'in hemen kıyısında yer alan Sudan, küresel ticaret yolları ve enerji nakil hatları açısından stratejik bir öneme sahip.
El Cezire gibi uluslararası yayın kuruluşlarının gazetecilerinin yaşadığı zorluklar, savaş bölgelerinde basın özgürlüğü ve gazetecilerin güvenliği konusunda uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Mardi'nin ailesine kavuşması, savaşın ortasında bile insani bağların kopmadığını gösteren bir örnek olarak kaydediliyor. Ancak Sudan'daki barış sürecine dair somut bir ilerleme bulunmuyor; taraflar arasındaki müzakereler sık sık kesintiye uğruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'la tarihsel ve kültürel bağlara sahip olup, özellikle Osmanlı dönemine uzanan ilişkileri bulunuyor. Son yıllarda Türkiye, Sudan'da kalkınma projeleri ve insani yardım faaliyetleri yürütüyor. Sudan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki ticari ve askeri çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'de de Sudanlı mülteci toplulukları bulunuyor; bu nedenle insani krizin hafifletilmesi Türkiye için önem taşıyor. Gazetecilerin güvenliği konusu ise Türkiye'nin de önem verdiği bir alan; Ankara, bölgede basın özgürlüğünün korunmasına yönelik uluslararası çabalara destek veriyor.