ABD'de mayıs ayı tarım dışı istihdam verilerinin açıklanmasının ardından piyasalarda Fed politikalarına dair tartışmalar sürerken, Wolfe Research Başekonomisti Stephanie Roth enflasyon konusunda dikkat çekici bir değerlendirme yaptı. Roth, "Enflasyonun önemli ölçüde hızlandığına dair bir işaret yok" diyerek, merkez bankasının agresif bir faiz artırımına gitmesine gerek olmadığını savundu. Bloomberg'e konuşan Roth, mevcut verilerin ekonominin yumuşak iniş senaryosuyla uyumlu olduğunu, bu nedenle Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğini ancak büyük bir müdahaleye ihtiyaç duyulmadığını belirtti.
İstihdam Verileri Ne Söylüyor?
ABD Çalışma Bakanlığı'nın mayıs ayına ilişkin tarım dışı istihdam raporu, ekonominin 272 bin yeni iş eklediğini gösterdi. Bu rakam, piyasa beklentilerinin (185 bin) oldukça üzerinde gerçekleşti. İşsizlik oranı ise yüzde 3,9'dan yüzde 4,0'a yükselerek bir miktar soğumaya işaret etti. Ortalama saatlik kazançlardaki yıllık artış yüzde 3,9 ile beklentilerin hafif üzerinde kaldı. Roth, bu verileri değerlendirirken, iş gücü piyasasının hâlâ güçlü olduğunu ancak enflasyonist baskı yaratacak kadar sıkı olmadığını ifade etti. "İstihdam artışı sağlıklı bir seviyede, ancak ücret artışı enflasyonu körükleyecek boyutta değil" dedi.
Fed İçin Ne Anlama Geliyor?
Roth, Fed'in eylül ayında faiz indirimine gidebileceği yönündeki beklentilerin gerçekçi olabileceğini, ancak bunun için enflasyonun daha da yavaşlaması gerektiğini söyledi. "Fed şu anda 'bekle ve gör' modunda. Veriler izin verdiği sürece faizleri sabit tutacaklar" diyen Roth, yıl sonuna kadar bir faiz indirimi ihtimalini yüzde 50 olarak görüyor. Ancak bazı analistler, güçlü istihdam verilerinin Fed'in elini zorlaştırabileceği görüşünde. Piyasalar halihazırda temmuz ayında faiz indirimi beklemezken, eylül ayı için ihtimal yüzde 68 civarında seyrediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD faiz politikalarındaki yönelim, gelişmekte olan ülkeler için doğrudan etkiye sahiptir. Fed'in faizleri yüksek tutması, Türkiye gibi ülkelerden sermaye çıkışına ve TL üzerinde baskıya neden olabilir. Ancak Roth'un değerlendirmeleri, Fed'in agresif bir sıkılaştırmaya gitmeyeceğini gösteriyor. Bu durumda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) mevcut sıkı para politikasını sürdürmesi halinde, kur ve enflasyon üzerindeki dışsal baskı bir miktar hafifleyebilir. Öte yandan, küresel likiditenin henüz gevşemediği bir ortamda Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı dikkatle izlenmelidir.