Avustralya İşçi Partisi'nin (ALP) eski ön sıra milletvekili Ed Husic, ülkesinin 368 milyar dolarlık AUKUS savunma anlaşmasını sert bir dille eleştirerek, Avustralya'nın 'ikinci el denizaltılar' alacağını ve bunun partinin vaat ettiği gibi olmadığını söyledi. Husic, anlaşmanın Avustralya'nın egemenliği ve işgücü piyasası üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
AUKUS anlaşması neden eleştiriliyor?
AUKUS, Avustralya, Birleşik Krallık ve ABD arasında imzalanan trilateral bir güvenlik paktı. Anlaşma kapsamında Avustralya, nükleer enerjili denizaltı filosu oluşturmayı hedefliyor. Ancak Husic, bu anlaşmanın Avustralya'nın yerli savunma sanayisini zayıflatacağını ve ülkenin dışa bağımlılığını artıracağını öne sürüyor. Ayrıca, Avustralya'nın 'sıfırdan' yeni denizaltılar inşa etmek yerine, ABD ve İngiltere'den kullanılmış denizaltılar alacağı iddiası, anlaşmanın en tartışmalı noktalarından biri.
2023 ALP ulusal konferansından bu yana parti içinden anlaşmaya yönelik en ciddi eleştiri olarak değerlendirilen Husic'in çıkışı, Avustralya'da AUKUS'un maliyeti ve stratejik faydaları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Anlaşma, 2050'li yıllara kadar sürecek dev bir yatırım paketi öngörüyor ancak eleştirmenler, bu kadar büyük bir harcamanın ülkenin ekonomik ve sosyal önceliklerini ihmal etmesine neden olabileceğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AUKUS, Çin'in Hint-Pasifik bölgesindeki artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak tasarlanmıştı. Ancak anlaşma, özellikle Fransa başta olmak üzere birçok müttefikin tepkisini çekti. Avustralya'nın, Fransa ile imzaladığı denizaltı anlaşmasını iptal ederek AUKUS'a yönelmesi, Paris ile Canberra arasında diplomatik krize yol açmıştı. Şimdi ise Husic'in eleştirileri, anlaşmanın iç siyasette de sorgulanmasına neden oluyor. Avustralya, bir yandan Çin ile ticari ilişkilerini dengelerken, diğer yandan askeri ittifakları güçlendirmeye çalışıyor. Bu denge arayışı, ülke içinde ve bölgede tartışmaları beraberinde getiriyor.
AUKUS'un bölgesel caydırıcılık açısından önemi büyük olsa da, maliyeti ve uygulanabilirliği konusundaki soru işaretleri devam ediyor. Anlaşmanın Avustralya'nın savunma sanayisine katkısı mı yoksa bağımlılığı mı artıracağı, ilerleyen yıllarda netlik kazanacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AUKUS anlaşması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel güç dengeleri açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, savunma sanayisinde yerli üretim ve teknoloji transferi konularında benzer zorluklarla karşılaşmaktadır. AUKUS kapsamında yaşanan tartışmalar, büyük güçlerle yapılan savunma işbirliklerinde egemenlik ve sanayi bağımsızlığı dengesinin ne kadar kırılgan olduğunu göstermektedir. Türkiye, özellikle denizaltı ve gemi inşa projelerinde dışa bağımlılığı azaltma stratejisini sürdürürken, bu tür anlaşmaların potansiyel tuzaklarından ders çıkarabilir. Ayrıca, Hint-Pasifik'teki güç mücadelesinin NATO ve diğer ittifaklar üzerindeki yansımaları, Türkiye'nin gelecekteki savunma politikaları için önemli bir girdi oluşturabilir.