Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi üyesi ve Litvanya Merkez Bankası Başkanı Gediminas Simkus, euro bölgesinde enflasyonla mücadele kapsamında politika faizlerinin en az bir kez daha artırılacağını belirtti. Simkus, Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenen bir konferansta yaptığı açıklamada, mevcut ekonomik verilerin faiz artışlarının devamını gerektirdiğini vurguladı. ECB'nin temel politika faizi olan mevduat kolaylığı oranı şu anda yüzde 3,5 seviyesinde bulunuyor ve piyasa beklentileri, 14 Eylül'de yapılacak toplantıda 25 baz puanlık bir artışla oranın yüzde 3,75'e yükseltileceği yönünde. Simkus, enflasyonun hedef olan yüzde 2'ye dönmesi için sıkı para politikasının sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gelişmenin Arka Planı
ECB, Temmuz 2022'den bu yana toplamda 425 baz puan faiz artışı yaparak tarihinin en hızlı sıkılaştırma döngüsünü gerçekleştirdi. Son olarak Temmuz ayı toplantısında politika faizini 25 baz puan yükselten banka, enflasyonun yavaşlamasına rağman henüz hedefe ulaşılamadığını değerlendiriyor. Euro bölgesinde yıllık enflasyon Haziran ayında yüzde 5,5'e gerilesine karşın, hizmet sektörü ve ücret artışları kaynaklı baskılar devam ediyor. Simkus, "Enflasyon düşüş eğiliminde olsa da, özellikle çekirdek enflasyon ve hizmet fiyatlarında katılık sürüyor. Bu nedenle temkinli olmalı ve faizleri gereken seviyeye kadar yükseltmeliyiz" ifadelerini kullandı. ECB'nin bir sonraki toplantısı 14 Eylül'de Frankfurt'ta gerçekleştirilecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ECB'nin faiz artışları sadece euro bölgesi ekonomilerini değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkeleri ve küresel finans piyasalarını da etkiliyor. Artan Avrupa faizleri, euroyu güçlendirerek ihracatçı ülkelerin rekabet gücünü azaltabilir. Ayrıca, daha yüksek faizler gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını yavaşlatabilir ve bu ülkelerin borç ödeme maliyetlerini artırabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF), gelişmiş ülkelerdeki sıkı para politikalarının küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturduğu uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ECB'nin faiz artışları, Türkiye ekonomisi için çift yönlü bir etki yaratabilir. Bir yandan güçlenen euro, Türkiye'nin Avrupa'ya ihracatını olumsuz etkileyebilir; diğer yandan yüksek Avrupa faizleri, Türkiye'ye yönelik sıcak para girişini azaltabilir. Türkiye'nin cari açık ve enflasyonla mücadele ettiği bu dönemde, ECB'nin sıkı duruşu Merkez Bankası'nın da faiz artırması yönündeki baskıyı artırabilir. Ayrıca, Avrupa'daki talep daralması Türk ihracatçılarını zorlayabilir.