Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Goma kenti ile komşu Ruanda arasındaki sınır kapısı, Ebola virüsü salgınına karşı alınan önlemler kapsamında kapatıldı. Sağlık yetkilileri, salgının yayılmasını önlemek için bu kararı savunurken, bölge esnafı ve tüccarlar, kapatmanın ticaret akışını durdurduğunu ve geçim kaynaklarını kuruttuğunu belirtiyor. Goma, Büyük Göller Bölgesi'nin önemli bir ticaret merkezi olarak Ruanda, Uganda ve diğer Doğu Afrika ülkeleriyle bağlantı sağlıyor. Sınırın kapanması, gıda ve temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını artırırken, binlerce kişinin işsiz kalmasına yol açtı.
Kapatmanın arka planı: Sağlık mı ekonomi mi?
Ebola salgını, KDC'nin doğusunda aylardır devam ediyor ve Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), virüsün bölgesel yayılımını engellemek için sıkı karantina önlemleri uyguluyor. Goma-Ruanda sınırı, salgının en yoğun görüldüğü bölgelere yakınlığı nedeniyle en kritik geçiş noktalarından biri olarak görülüyor. Yetkililere göre sınırın kapatılması, virüs taşıyan kişilerin veya kontamine malların geçişini önlemek için hayati öneme sahip. Ancak tüccarlar, kapatmanın keyfi olduğunu ve sağlık riskinin abartıldığını savunuyor. Goma Ticaret Odası Başkanı Jean-Pierre Kambale, 'Sınır kapalı olduğu için sebzeler çürüyor, maliyetler artıyor, küçük esnaf iflasın eşiğinde' dedi.
Ruanda tarafı da önlemleri destekliyor. Ruanda Sağlık Bakanlığı sözcüsü, 'Halkımızın sağlığını korumak için her türlü tedbiri almaya kararlıyız' açıklamasını yaptı. Buna karşılık, Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, sınırın yeniden açılması için KDC ve Ruanda hükümetleriyle müzakerelere devam ediyor. Müzakerelerde, ateş ölçümü, dezenfeksiyon istasyonları ve sağlık taramaları gibi kontrollü geçiş modelleri üzerinde duruluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ticaret yolları ve güvenlik riski
Goma-Ruanda sınırı, Doğu Afrika Topluluğu'nun ticaret yollarının kilit noktalarından biridir. Kapatma, sadece yerel ekonomiyi değil, aynı zamanda Uganda, Burundi ve Tanzanya'ya uzanan bölgesel tedarik zincirlerini de etkiliyor. Özellikle gıda ürünleri, inşaat malzemeleri ve elektronik eşya ticareti durma noktasına geldi. KDC'nin doğusunda faaliyet gösteren BM Barış Gücü (MONUSCO), sınır kapatmasının insani yardım malzemelerinin akışını da yavaşlattığını bildirdi.
Öte yandan, Ebola salgını, KDC'nin doğusunda on yıllardır süren silahlı çatışmalar ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden bölgede yeni bir güvenlik sorunu yaratıyor. Sağlık ekiplerine yönelik saldırılar, aşı kampanyalarını sekteye uğratıyor. DSÖ, 2023 yılında bölgede 100'den fazla sağlık çalışanına saldırı düzenlendiğini açıkladı. Sınır kapatması, bu saldırganların Ruanda'ya kaçışını engelleme amacı da taşıyor olabilir. Ancak ekonomik kayıplar, halk arasında sağlık önlemlerine karşı güvensizliği artırıyor ve uyumu zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, KDC ile özellikle madencilik ve inşaat sektörlerinde ekonomik ilişkilere sahiptir. Doğu Afrika'daki bu tür krizler, Türk firmalarının tedarik zincirlerini ve bölgedeki yatırım güvenliğini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Afrika Birliği ve BM nezdinde kriz yönetimine katkı sağlayarak diplomatik nüfuzunu artırabilir. Ebola salgını, Türkiye'nin Afrika'daki sağlık altyapısı projelerine olan ihtiyacı bir kez daha göstermektedir. Türk Kızılayı ve TİKA'nın bölgedeki çalışmaları, kriz anında daha da önem kazanabilir.