Uganda ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DRC) arasında Ebola virüsü nedeniyle uygulanan sınır kapatma kararı, ticari malların sınır kapılarında çürümesine ve bölge ekonomisinin daralmasına neden oluyor. İki ülke arasındaki ana sınır kapılarından Mpondwe'de, gıda ürünleri ve diğer tüketim malları, geçiş izni olmadığı için günlerce beklerken bozuluyor. Yerel tüccarlar, taze meyve ve sebzelerin tamamen ziyan olduğunu belirtiyor. Sınır kapatma kararı, Ebola'nın yayılmasını engellemek amacıyla DRC hükümeti tarafından alınmasına rağmen, ekonomik sonuçları ciddi boyutlara ulaştı.
Gelişmenin Arka Planı
Ebola salgını, DRC'nin doğusundaki Kuzey Kivu ve Ituri bölgelerinde Ağustos 2018'den bu yana devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, salgında 3.000'den fazla vaka tespit edildi ve 2.000'den fazla kişi hayatını kaybetti. Uganda, sınır komşusu olarak salgının kendi topraklarına sıçramasını önlemek için sınır kontrollerini sıkılaştırdı ve Mayıs 2020'de sınır kapısını geçici olarak kapattı.
Uganda Sağlık Bakanlığı, sınır kapatma kararının geçici olduğunu ancak Ebola tehdidi devam ettiği sürece bu önlemlerin sürebileceğini açıkladı. Ancak bölgedeki tüccarlar, hükümetin alternatif bir plan sunmadığını ve milyonlarca dolarlık kayba uğradıklarını söylüyor. Özellikle Mpondwe sınır kapısındaki gümrük yetkilileri, sınırın kapatılmasının ardından resmi ticaretin durduğunu ancak kaçakçılığın arttığını bildiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Uganda ile DRC arasındaki sınır, Doğu Afrika Topluluğu (EAC) ticaretinde önemli bir yere sahip. İki ülke arasında yılda yaklaşık 250 milyon dolarlık ticaret hacmi bulunuyor. Sınır kapatmaları, bölgesel tedarik zincirlerini bozarak Uganda tarım ürünleri ve DRC'ye ihraç edilen diğer mallarda arz sıkıntısına yol açıyor. Ayrıca, sınır kapatmasının uzun sürmesi halinde DRC'de temel gıda fiyatlarının artması bekleniyor.
Küresel sağlık krizleri ile sınır kapatmaları arasındaki bu gerilim, pandemi döneminde birçok ülkede yaşandı. Ancak Ebola salgını daha bölgesel olduğu için bu tür önlemlerin ticari etkileri daha dar bir alanda hissediliyor. Öte yandan, WHO ve Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) gibi kuruluşlar, sınır kapatmalarının virüsün yayılmasını durdurmakta etkili olmadığını, aksine ekonomik zararları artırdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası ve ekonomisi için doğrudan bir etki taşımamakla birlikte, Afrika Boynuzu ve Büyük Göller Bölgesi'ndeki istikrarsızlığın ticari yansımaları açısından dolaylı önem taşımaktadır. Türkiye, Sahra Altı Afrika'da artan ekonomik ilişkileri kapsamında Uganda ve DRC ile ticaret hacmini genişletmektedir. Ancak bu tür sağlık krizlerinin sınır ticaretini kesintiye uğratması, Türk girişimcilerin bölgede planladığı yatırımları ve ticareti olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Ebola gibi salgın hastalıklar, küresel sağlık güvenliği bağlamında Türkiye'nin uluslararası iş birliği çabalarına da konu olmaktadır.