NEW YORK - Dünya liderleri, Batı Asya ve Ukrayna'daki savaşların gölgesinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bir araya geliyor. Yaklaşık 130 devlet başkanı ve hükümet başkanının katılması beklenen zirve, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin ciddi bir sınavdan geçtiği ve BM'nin kendisinin dahi geçerliliğini koruma mücadelesi verdiği bir dönemde toplanıyor. Üst düzey katılım, küresel yönetişim krizinin boyutlarını gözler önüne seriyor.
BM Genel Kurulu'nda diplomasi trafiği
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. oturumu, geleneksel olarak her yıl Eylül ayında New York'ta düzenleniyor. Bu yılki toplantılar, sadece liderlerin konuşmalarıyla sınırlı kalmayıp, bir dizi kritik ikili ve çok taraflı görüşmeye de sahne olacak. ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yanı sıra, onlarca Afrika, Asya ve Latin Amerika lideri de genel kurul kürsüsüne çıkacak. Katılımcı listesi, küresel güç dengelerindeki çok kutupluluğu yansıtıyor: hem Batılı müttefikler hem de Rusya, Çin ve İran gibi rakip aktörler üst düzey temsilcilerini gönderiyor.
Bu yılki zirvenin ana gündem maddeleri arasında Gazze'deki insani kriz, Ukrayna'daki savaşın seyri, Lübnan-İsrail sınırındaki gerilim, Sudan'daki iç savaş ve iklim değişikliğiyle mücadele yer alıyor. Ayrıca, BM Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesi ve veto yetkisinin sınırlandırılması çağrıları da arka planda tartışılıyor. Ancak, bu konularda somut bir ilerleme sağlanması zor görünüyor; zira büyük güçler arasındaki derin görüş ayrılıkları, karar alma mekanizmalarını felç etmiş durumda.
II. Dünya Savaşı sonrası düzen sarsılıyor
Birleşmiş Milletler, 1945'te II. Dünya Savaşı'nın yıkımının ardından uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kuruldu. Soğuk Savaş döneminde iki kutuplu dünyada kısmi bir denge unsuru olan örgüt, 1990 sonrası dönemde genişleme ve barışı koruma operasyonlarıyla etkinliğini artırmaya çalıştı. Ancak 21. yüzyılda, özellikle 2003 Irak işgali, Suriye iç savaşı ve son olarak Ukrayna ve Gazze krizleri, BM'nin etkisizliğini ve Güvenlik Konseyi'nin tıkanıklığını gözler önüne serdi. Daimi üyelerin veto yetkisi, pek çok kritik kararın alınmasını engelliyor.
Buna ek olarak, Batı Asya'daki savaşlar (Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye) ve Ukrayna'daki çatışma, küresel istikrarı tehdit ediyor. İnsani krizler derinleşirken, mülteci akınları ve enerji güvenliği sorunları da küresel ekonomiyi olumsuz etkiliyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, son açıklamalarında, dünyanın "çok kutuplu bir kaos" tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Guterres, uluslararası toplumun ortak sorunlara çözüm bulmak için daha fazla işbirliği yapması gerektiğini belirtti.
Zirvede, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'nin "barış formülü"nü savunması ve Batılı ülkelerden daha fazla askeri destek istemesi bekleniyor. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ise Gazze'deki saldırıları savunması ve İran'ı hedef alması öngörülüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ilk kez BM kürsüsünden konuşacak ve Batı ile nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması mesajı verebilir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılmaması dikkat çekerken, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un ülkesini temsil etmesi bekleniyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping da zirveye katılmayacak; Çin'i Başbakan Yardımcısı yerine Dışişleri Bakanı Wang Yi temsil edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Kurulu'ndaki bu yoğun diplomasi trafiği, Türkiye'nin bölgesel ve küresel krizlerde arabuluculuk rolünü güçlendirmesi için bir fırsat sunuyor. Ukrayna'daki savaşta tahıl koridoru anlaşması gibi girişimlerle öne çıkan Türkiye, Gazze'de ateşkes sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması için de aktif diplomasi yürütüyor. Ancak, BM Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesi ve daha etkin bir küresel yönetişim oluşturulması çağrıları, Türkiye'nin "Dünya Beşten Büyüktür" teziyle örtüşüyor. Ankara, çok kutuplu bir dünyada stratejik özerkliğini korumaya çalışırken, Batı ile Rusya arasında denge gözetiyor. Zirve, Türkiye'nin hem Batı hem de Doğu ile diyalog kanallarını açık tutma stratejisi açısından önemli bir platform olacak.