Dünya liderleri, küresel krizlerin ardı arkası kesilmediği bir dönemde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bir araya geldi. Bu yılki toplantının teması, “Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler” olarak belirlendi. Fransa 24, yapay zekadan iklim değişikliğine ve süregelen savaşlara kadar zirvenin gündemini mercek altına aldı. ABD Başkanı Joe Biden, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer devlet başkanlarının katıldığı oturumlarda, çok taraflılığın erozyona uğradığı bir dönemde uluslararası işbirliğinin önemi vurgulanıyor.
Gündemin Merkezinde: Savaşlar, Yapay Zeka ve İklim
BM Genel Kurulu'nun 79. oturumu, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin devam ettiği, Gazze'de İsrail-Hamas çatışmalarının sürdüğü ve Sudan'da iç savaşın milyonları yerinden ettiği bir atmosferde toplandı. Bu yılki toplantıya damgasını vuran konulardan biri de yapay zeka oldu. ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti, yapay zekanın askeri kullanımı ve düzenlenmesi konularında küresel bir uzlaşı arayışını beraberinde getirdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yapay zekanın risklerine dikkat çekerek, uluslararası bir denetim mekanizması çağrısı yaptı.
İklim krizi ise zirvenin bir diğer önemli başlığıydı. Gelişmekte olan ülkeler, iklim finansmanı ve zarar-zarar fonunun bir an önce devreye alınması konusunda baskı yaparken, sanayileşmiş ülkeler fosil yakıtlardan çıkış taahhütlerini yineledi. Ancak somut adımların eksikliği, özellikle ada devletleri ve Afrika ülkeleri tarafından eleştirildi.
Bunun yanı sıra, gıda güvenliği, küresel borç krizi ve mülteci akınları da liderlerin gündeminde yer aldı. Türkiye, Suriyeli mülteciler ve tahıl koridoru konusundaki rolünü hatırlatarak, insani yardım ve diplomasi çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM Genel Kurulu, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin en geniş katılımlı platformu olma özelliğini koruyor. Ancak son yıllarda veto yetkisi nedeniyle Güvenlik Konseyi'nin etkisiz kaldığı yönündeki eleştiriler artıyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı ve ABD'nin İsrail'e verdiği destek, konseyin işlevsizliğini gözler önüne serdi. Bu durum, küresel yönetişimde reform taleplerini güçlendiriyor. Brezilya, Hindistan, Almanya ve Japonya gibi ülkeler, Güvenlik Konseyi'nde daimi üyelik taleplerini yineliyor.
Diğer yandan, yapay zeka konusunda atılan adımlar, gelecekte uluslararası ilişkilerin seyrini belirleyebilir. ABD ve Çin arasındaki yapay zeka yarışı, askeri dengeleri değiştirebilir. BM bünyesinde oluşturulması planlanan danışma organı, bu teknolojinin etik ve güvenlik boyutlarını ele alacak. İklim konusunda ise COP29 öncesi verilen mesajlar, kasım ayında Bakü'de yapılacak zirveye hazırlık niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Kurulu'ndaki gelişmeler, Türkiye'nin çok taraflı diplomasi ve bölgesel güvenlik açısından kritik öneme sahip. Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında denge politikası izlerken, tahıl koridoru gibi girişimlerle küresel gıda güvenliğine katkı sağlıyor. Yapay zeka düzenlemeleri, Türkiye'nin dijital dönüşüm ve savunma sanayii hedefleriyle yakından ilgili. İklim finansmanı ve yeşil dönüşüm, Türkiye'nin enerji politikalarını ve ekonomik ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, BM reformu tartışmaları, Türkiye'nin “Dünya Beşten Büyüktür” söylemiyle örtüşüyor. Zirve, Türkiye'nin uluslararası alanda görünürlüğünü artırma fırsatı sunuyor.