FIFA'nın sosyal medya koruma servisi (SMPS), Katar'daki 2022 Dünya Kupası süresince çevrimiçi platformlarda ırkçı taciz vakalarında 'önemli bir artış' kaydedildiğini duyurdu. Özellikle maç sonuçları ve oyuncu performanslarına yönelik nefret söylemi içeren yorumların sayısındaki patlama, futbol otoritelerini harekete geçirdi. Turnuva boyunca 300 milyondan fazla sosyal medya gönderisi izlenirken, bunların yüzde 1'inden fazlasının doğrudan ırkçı, ayrımcı veya nefret içerikli olduğu tespit edildi. Bu oran, 2018 Rusya Dünya Kupası'na kıyasla üç kat artış anlamına geliyor.
Artan Denetim ve Farkındalık
FIFA'nın geliştirdiği yapay zeka destekli moderasyon sistemi, 20'den fazla dilde nefret söylemini anlık olarak tarayarak şüpheli içerikleri otomatik olarak raporluyor. Sistem, yalnızca turnuvanın ilk haftasında 50 binin üzerinde saldırgan yorumu işaretledi. Bu yorumların büyük kısmı, Afrika ve Asya kökenli oyunculara yönelikti. FIFA Başkanı Gianni Infantino, konuya ilişkin yaptığı açıklamada 'Futbol herkese aittir ve hiçbir ayrımcılığa yer yoktur' ifadelerini kullandı. Ancak eleştirmenler, sosyal medya şirketlerinin bu tür içerikleri kaldırma konusunda yeterince hızlı ve etkili olmadığını savunuyor.
Küresel Bir Sorun Olarak Çevrimiçi Nefret
Dünya Kupası gibi dev bir etkinlik, çevrimiçi nefret söyleminin boyutlarını gözler önüne seriyor. Sadece oyuncular değil, hakemler, teknik direktörler ve hatta taraftarlar da hedef alınabiliyor. İngiltere Futbol Federasyonu, turnuva sırasında İngiliz oyunculara yönelik tacizleri araştırmak üzere özel bir ekip kurdu. Benzer şekilde Fransa, Almanya ve Belçika federasyonları da oyuncularını korumak için yasal yollara başvurdu. Uzmanlar, bu tür tacizlerin oyuncuların mental sağlığı üzerinde yıkıcı etkiler yaratabildiğine dikkat çekiyor. Ayrıca, çevrimiçi nefretin gerçek hayattaki ayrımcılığı körüklediği ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, futbolun merkez ülkelerinden biri olarak bu sorunla doğrudan ilişkilidir. Süper Lig ve milli takım oyuncularına yönelik çevrimiçi taciz vakaları Türkiye'de de sıkça yaşanmaktadır. FIFA'nın verileri, Türkiye'den de benzer şikayetler geldiğini göstermektedir. Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu konuda daha proaktif önlemler alması ve sosyal medya platformlarıyla iş birliği yapması gerekmektedir. Ayrıca, Türk dış politikası açısından, bu tür küresel spor etkinliklerinde ayrımcılıkla mücadele, ülkenin uluslararası itibarına katkı sağlayabilir. Toplumsal barış ve sporun birleştirici gücü açısından, çevrimiçi nefret söylemine karşı etkin bir hukuki ve eğitsel mücadele şarttır.