Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Sudan'da devam eden kolera salgınının, ülkedeki iç savaş, kitlesel yerinden edilmeler ve yağmur mevsiminin başlamasıyla birlikte daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu. Cenevre'de 10 Temmuz'da yapılan açıklamada, örgütün Sudan temsilcisi Dr. Nima Saeed Abid, halihazırda binlerce kişinin etkilendiği salgının kontrol altına alınmasının giderek zorlaştığını belirtti. Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışmalarla sarsılırken, sağlık altyapısı büyük ölçüde tahrip oldu. Ülkede 10 binden fazla kolera vakası rapor edilirken, 300'den fazla ölüm gerçekleşti. Yağmur mevsimiyle birlikte sel sularının kuyulara ve nehirlere karışması, hastalığın yayılma hızını artırıyor.
Krizin arka planı: Savaş, yerinden edilme ve sağlık sisteminin çöküşü
Sudan'daki iç savaş, 15 Nisan 2023'te ordu ile RSF arasında başladı. Çatışmalar başkent Hartum başta olmak üzere birçok bölgeye yayıldı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 10 milyondan fazla insan yerinden edildi ve 25 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç durumda. Sağlık sistemi neredeyse tamamen çöktü; hastanelerin yüzde 70'inden fazlası ya hasar gördü ya da faaliyet dışı kaldı. Kolera, özellikle temiz suya erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde hızla yayılıyor. DSÖ, 2023 yılından bu yana ülkede 15.000'den fazla kolera vakası kaydedildiğini, bunların 500'ünün ölümle sonuçlandığını bildirdi. Örgüt, aşı kampanyaları ve temiz su dağıtımı için acil fon talebinde bulundu ancak mevcut kaynaklar yetersiz.
Kolera, Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, şiddetli ishal ve kusma ile seyreden bir hastalık. Tedavi edilmezse saatler içinde ölümcül olabiliyor. Sudan'da yağmur mevsimi Haziran'dan Eylül'e kadar sürüyor. Bu dönemde seller yolları kullanılamaz hale getiriyor, yardım ulaşımını engelliyor ve su kaynaklarını kirletiyor. Birçok aile, çatışmalardan kaçarken geçici kamplarda yaşıyor; bu kamplarda hijyen koşulları son derece kötü. Çocuklar ve yaşlılar en savunmasız gruplar arasında. DSÖ, Sudan'da kolera ile mücadele için 10 milyon doz aşıya ihtiyaç duyulduğunu ancak küresel aşı tedarikinin kısıtlı olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yardım çağrıları ve uluslararası toplumun tepkisi
Sudan'daki kriz, sadece ülke sınırlarını değil, tüm Doğu Afrika bölgesini etkiliyor. Komşu ülkeler Çad, Güney Sudan ve Etiyopya, yüz binlerce mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu ülkelerin kendi sağlık sistemleri de zaten kırılgan durumda. Kolera, bu bölgelerde de salgın riski oluşturuyor. Birleşmiş Milletler, Sudan için 2,7 milyar dolarlık insani yardım çağrısı yaptı ancak fonların yalnızca yüzde 30'u karşılandı. ABD, İngiltere ve AB, Sudan'daki taraflara ateşkes çağrısı yaparken, bazı ülkeler RSF'yi desteklemekle suçlanıyor. Rusya ve Çin ise BM Güvenlik Konseyi'nde Sudan'a yönelik yaptırım kararlarını veto etti. Kolera salgını, uluslararası toplumun Sudan krizine müdahalesini daha da acil hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki önemli ortaklarından biridir. Türkiye, Sudan'da tarihi, kültürel ve ekonomik bağlara sahiptir; özellikle Sevakin Adası'nda yapılan anlaşmalar ve ticari yatırımlar dikkat çeker. Sudan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu ve yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Kolera salgını, zaten kırılgan olan ülkeyi daha da istikrarsızlaştırarak göç dalgalarını artırabilir. Türkiye, Sudan'a insani yardım sağlayan ülkeler arasında yer alıyor; ancak salgının büyümesi yardım çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Kızıldeniz'e kıyısı olan Sudan'daki kriz, deniz ticareti ve güvenlik açısından Türkiye için stratejik bir risk oluşturmaktadır.