Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Ebola salgınının yeniden hız kazandığı Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ni (KDC) ziyaret ederek, salgınla mücadelede “acilen ve büyük ölçüde tüm çabalarımızı artırmamız gerektiği” uyarısında bulundu. Tedros, bazı sıcak noktalarda sadece son bir haftada yeni vaka sayısının ikiye katlandığını belirterek, uluslararası topluma daha fazla destek çağrısı yaptı.
Ebola salgınının seyri ve DSÖ'nün uyarıları
KDC'nin kuzeybatısındaki Ekvator bölgesinde 1 Haziran'da yeniden ortaya çıkan Ebola salgını, ülkenin sağlık sistemini zorlamaya devam ediyor. DSÖ verilerine göre, son haftalarda özellikle Mbandaka ve Bikoro gibi kentlerde vaka sayılarında belirgin bir artış yaşanıyor. Sağlık Bakanlığı, 19 Ekim itibarıyla 130'dan fazla doğrulanmış vaka ve 55 ölüm bildirdi. Tedros, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Virüsün yayılma hızı endişe verici. Özellikle yoğun nüfuslu bölgelerde bulaşma zincirini kırmak için daha agresif bir müdahale gerekiyor” dedi.
DSÖ, salgının kontrol altına alınması için aşı kampanyalarına hız verilmesi gerektiğini vurguluyor. Şu ana kadar 90 binden fazla kişiye Ebola aşısı yapıldığı bildirilirken, aşı stoklarının yetersiz kaldığı ve yeni dozların acilen sağlanması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, sağlık çalışanlarının korunması ve toplumda güvenin artırılması için çalışmalar sürüyor. Yerel halkın bazı bölgelerde sağlık ekiplerine yönelik güvensizliği, salgınla mücadelede önemli bir engel olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ebola salgını, yalnızca KDC için değil, komşu ülkeler için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kongo Nehri üzerinden Orta Afrika Cumhuriyeti ve Kongo Cumhuriyeti'ne yayılma riski, bölgesel iş birliğini zorunlu kılıyor. DSÖ, sınır bölgelerinde gözetim sistemlerini güçlendirdiğini ve komşu ülkelerle bilgi paylaşımını artırdığını açıkladı. Öte yandan, uluslararası toplumun Ebola'ya yönelik ilgisi, Batı Afrika'daki 2014-2016 salgınından bu yana azalmış durumda. Uzmanlar, yeterli finansman ve lojistik destek sağlanmazsa bu salgının daha geniş bir alana yayılabileceği konusunda uyarıyor. DSÖ, bu yılki bütçesinin yüzde 40'ının karşılanamadığını ve özellikle salgınla mücadelede kritik öneme sahip personel ve ekipman eksikliği yaşandığını bildiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sağlık alanında Afrika ile iş birliğini geliştiren ülkeler arasında yer alıyor. TİKA ve diğer kurumlar aracılığıyla KDC'de sağlık altyapısının güçlendirilmesine katkı sağlayan Türkiye, Ebola salgınıyla mücadelede de uluslararası çabalara destek verebilir. Ayrıca, salgının küresel sağlık güvenliği açısından yarattığı risk, Türkiye'nin sınır ötesi sağlık politikalarını ve acil durum hazırlıklarını gözden geçirmesini gerektiriyor. Türkiye'nin, DSÖ ve Afrika Birliği ile iş birliği içinde salgının kontrol altına alınmasına yönelik katkıları, hem bölgesel istikrar hem de insani yardım diplomasisi açısından önem taşıyor.