Filistinli doktor Dr. Hussam Ebu Safia’nın İsrail tarafından tutuklanmasının üzerinden 500 gün geçerken, Gazze’de devam eden soykırım 1000 günü aşmış durumda. Uluslararası toplum, hem Ebu Safia’nın derhal serbest bırakılması hem de Gazze’deki katliamın sona erdirilmesi için acil eylem çağrısında bulunuyor. Dr. Ebu Safia, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlandığı bölgede çalışırken gözaltına alınmıştı ve hakkında resmi bir suçlama yapılmamış olmasına rağmen hâlâ tutuklu bulunuyor.
Gelişmenin Arka Planı: 1000 Günlük Soykırım ve 500 Günlük Tutukluluk
7 Ekim 2023’te Hamas’ın saldırısının ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı askerî operasyonlar, 1000 günü aşkın süredir devam ediyor. Bu süreçte 40 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yerinden edildi ve sağlık sistemi tamamen çöktü. Dr. Hussam Ebu Safia, bu koşullar altında halka sağlık hizmeti sunmaya çalışan bir doktor olarak öne çıkıyordu.
Ebu Safia, geçtiğimiz yılın Kasım ayında İsrail güçleri tarafından gözaltına alındı. Tutuklanmasının ardından kendisine ulaşılamazken, ailesi ve hukuk ekibi tarafından yapılan başvurulara rağmen serbest bırakılmadı. İnsan hakları örgütleri, Ebu Safia’nın keyfi olarak alıkonulduğunu ve sağlık çalışanlarının savaş suçları kapsamında korunması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uluslararası Hukuk ve İnsani Kriz
Dr. Ebu Safia’nın durumu, Gazze’deki insani krizin sadece bir yönünü temsil ediyor. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü, sağlık tesislerine yönelik saldırıları ve sağlık çalışanlarının hedef alınmasını savaş suçu olarak tanımlıyor. Ancak İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerine rağmen etkili bir yaptırım uygulanmıyor.
Küresel ölçekte, sivil toplum kuruluşları ve bazı hükümetler, Ebu Safia’nın serbest bırakılması için kampanyalar düzenliyor. Avrupa Birliği ve ABD’den gelen açıklamalar ise genellikle yükümlülük doğurmayan kınamalarla sınırlı kalıyor. Bölgede ateşkes sağlanmasına yönelik diplomatik çabalar devam etse de, somut bir ilerleme kaydedilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasını desteklemiş ve Gazze’deki insani krize yönelik yardım çabalarının öncüsü olmuştur. Dr. Ebu Safia’nın tutukluluğu, Ankara’nın İsrail’e yönelik eleştirilerini güçlendirebilecek bir unsur. Ayrıca, Türkiye’nin sağlık diplomasisi ve insani yardım politikaları kapsamında, Ebu Safia gibi sağlık çalışanlarının durumunu gündeme getirmesi beklenebilir. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası kamuoyunda Filistin yanlısı duruşunu pekiştirme fırsatı sunarken, aynı zamanda İsrail ile zaten gergin olan ilişkilerde yeni bir krize yol açabilir.