Dominik Cumhuriyeti'nde 2019 yılında öldürülen Lindsay de Feliz'in annesi 90 yaşındaki Shirley Firth, kızının ölümüyle ilgili sorumluların nihayet mahkûm edilmesi umuduyla yeniden yargılama sürecinin başlamasını bekliyor. İngiltere'nin Cambridgeshire bölgesinde yaşayan Firth, yıllardır süren hukuk mücadelesinin ardından Dominik makamlarının adaleti sağlayacağına inanıyor. Lindsay de Feliz, 2019 yılında Dominik Cumhuriyeti'ndeki evinde ölü bulunmuş, olayın ardından yapılan soruşturmada yetersizlikler ve usulsüzlükler ortaya çıkmıştı. İlk yargılamada sanıkların beraat etmesi üzerine aile, uluslararası kamuoyunun da desteğiyle yeniden yargılama talebinde bulunmuştu.
Cinayet ve ilk yargılama süreci
Lindsay de Feliz, 2019 yılında Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti Santo Domingo yakınlarındaki evinde öldürüldü. 46 yaşındaki İngiliz kadının cesedi, boğazı kesilmiş halde bulundu. Olayın ardından gözaltına alınan eşi Miguel de Feliz ve iki kişi daha, yetersiz delil nedeniyle serbest bırakıldı. Aile, Dominik polisinin soruşturmayı yeterince derinleştirmediğini ve adli sürecin usulsüz olduğunu savundu. Shirley Firth, kızının ölümünün bir aile içi şiddet olayı değil, planlı bir cinayet olduğunu iddia ediyor. İlk yargılamada sanıkların beraat etmesi üzerine Firth ailesi, Birleşmiş Milletler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi uluslararası kuruluşlara başvurarak adalet arayışını sürdürdü. Dominik Yüksek Mahkemesi, 2022 yılında usul hataları nedeniyle yeniden yargılama kararı aldı.
Yeniden yargılama, Dominik Cumhuriyeti'nde bu hafta başlayacak ve Shirley Firth, duruşmalara bizzat katılmayı planlıyor. 90 yaşındaki anne, İngiltere'den Dominik Cumhuriyeti'ne seyahat etmenin zorluklarına rağmen kızının katillerinin cezalandırıldığını görmek istiyor. Firth, İngiliz basınına yaptığı açıklamada, "Lindsay'ın sesi olmak ve onun için adalet sağlamak benim son görevim. Dominik hukuk sistemine güveniyorum" dedi. Aile avukatı, yeni yargılamada daha güçlü deliller sunulacağını ve tanıkların dinleneceğini belirtti.
Uluslararası boyut ve Dominik adalet sistemi
Bu dava, Dominik Cumhuriyeti'ndeki yabancı uyruklu cinayetlerin çözümünde yaşanan zorlukları bir kez daha gündeme getirdi. Uluslararası insan hakları örgütleri, Dominik adalet sisteminde yabancı mağdurlara yönelik ayrımcılık ve yetersiz soruşturma iddialarını sıkça dile getiriyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler, Dominik makamlarına adil yargılama ve delil toplama konusunda uyarılarda bulundu. Shirley Firth'in mücadelesi, İngiltere'de geniş yankı uyandırdı ve İngiliz hükümeti, diplomatik kanallardan süreci takip ettiğini açıkladı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, vatandaşlarına yurt dışında adalet arayışlarında destek olma politikası kapsamında Firth ailesine danışmanlık sağladı.
Dominik Cumhuriyeti, turizm gelirleri ve yabancı yatırımlar açısından uluslararası itibarına önem veriyor. Bu tür davaların sonucu, ülkenin hukuk devleti algısını etkileyebiliyor. Yeniden yargılamanın sonucu, Dominik mahkemelerinin bağımsızlığı ve etkinliği konusunda bir sınav olarak görülüyor. Uzmanlar, bu davanın benzer durumdaki diğer yabancı uyruklu aileler için emsal teşkil edebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde yurt dışında yaşayan vatandaşlarının adalet arayışında diplomatik destek sağlamaktadır. Dominik Cumhuriyeti'ndeki bu dava, Türk vatandaşlarının karşılaşabileceği hukuki sorunlara dikkat çekiyor. Türkiye, Latin Amerika ülkeleriyle gelişen ticari ve kültürel ilişkileri kapsamında, yabancı mahkemelerdeki adalet süreçlerini takip etmekte ve vatandaşlarına konsolosluk hizmeti sunmaktadır. Bu dava, uluslararası adalet mekanizmalarının etkin kullanımının önemini gösterirken, Türkiye için de benzer durumlarda izlenecek yollar açısından bir referans noktası oluşturabilir.