BRICS ülkeleri liderleri, bloğun iç ticaretinde dolar bağımlılığını azaltmak amacıyla yerel para birimlerinin kullanılması gerektiğini yineledi. Ancak somut adımların sınırlı kalması, de-dolarizasyon çabalarının şimdilik söylem düzeyinde kaldığına işaret ediyor. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan BRICS, son yıllarda küresel ekonomik yönetişimde alternatif arayışlarını artırmış durumda. Yine de yerel para birimlerine geçiş için gereken altyapı ve siyasi irade henüz istenen düzeyde değil.
De-dolarizasyon Tartışmalarının Arka Planı
De-dolarizasyon kavramı, küresel ticarette ve finansal işlemlerde ABD dolarının hakimiyetini azaltma çabalarını ifade ediyor. BRICS ülkeleri, özellikle 2022'de Rusya'ya uygulanan yaptırımlar sonrasında, doların bir silah olarak kullanılabileceği endişesiyle alternatif arayışlara hız verdi. Çin ve Rusya, ikili ticarette yuan ve ruble kullanımını artırdı. Hindistan ise rupee ile ticaret için çeşitli ülkelerle anlaşmalar imzaladı. Ancak bu adımlar, toplam ticaret hacmi içinde hala küçük bir paya sahip.
BRICS ülkelerinin toplam ekonomik büyüklüğü, satın alma gücü paritesine göre G7'yi geride bırakmış durumda. Buna karşın, küresel rezervlerin yaklaşık yüzde 60'ı hala dolar cinsinden tutuluyor. Uluslararası tahvil ihraçları ve emtia fiyatlamalarında da doların ağırlığı sürüyor. Bu nedenle, de-dolarizasyon söylemi güçlü olsa da pratikteki dönüşüm yavaş ilerliyor.
Uzmanlar, yerel para birimleriyle ticaretin önündeki en büyük engelin, bu para birimlerinin konvertibilitesi ve likiditesi olduğunu belirtiyor. Ayrıca, BRICS içindeki ekonomik ve siyasi farklılıklar, ortak bir para birimi veya ödeme sisteminin kurulmasını zorlaştırıyor. Çin'in dijital yuanı ve Rusya'nın SPFS adlı ödeme sistemi gibi girişimler olsa da bunlar henüz SWIFT'e alternatif olacak ölçeğe ulaşmadı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
De-dolarizasyon tartışmaları, sadece BRICS ile sınırlı değil. Son dönemde Suudi Arabistan, petrol satışlarında yuan kabul etmeye sıcak bakabileceğini ima etti. Brezilya ve Arjantin, ortak para birimi "sur" için çalışma başlattı. Ancak bu adımların çoğu henüz somut bir sonuç üretmedi. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, doların rezerv para statüsünü koruyacağını, ancak ülkelerin çeşitlendirmeye gitmesinin doğal olduğunu söyledi.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, doların küresel rezervlerdeki payı 2000'de yüzde 71 iken, 2022 sonunda yüzde 58'e geriledi. Bu düşüşte euro, yen ve yuan gibi para birimlerinin payı arttı. Ancak doların yerini alacak tek bir para birimi henüz yok. De-dolarizasyon, daha çok çok kutuplu bir para sistemine doğru kademeli bir geçiş olarak değerlendiriliyor.
BRICS'in genişleme süreci de bu denklemi etkiliyor. Yeni üyeler arasında yer alan İran, Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Etiyopya ve Arjantin gibi ülkeler, dolar karşıtı söylemi güçlendirebilir. Ancak bu ülkelerin ekonomik yapıları ve dolar bağımlılıkları farklı olduğu için ortak bir strateji geliştirmek kolay değil. Ayrıca, ABD'nin uyguladığı yaptırımlar ve ikincil yaptırım tehditleri, birçok ülkeyi temkinli davranmaya itiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile yakın ilişkiler geliştirme ve yerel para birimleriyle ticaret yapma konusunda istekli bir ülke. Rusya ile doğal gaz ticaretinde ruble ve lira kullanımı için adımlar atıldı. Çin ile yuan cinsinden ticaret anlaşmaları gündemde. Ancak Türkiye'nin dış ticaret açığı ve dolarizasyon eğilimi, de-dolarizasyon çabalarını sınırlıyor. Yine de BRICS'in genişlemesi ve alternatif ödeme sistemleri, Türkiye için uzun vadede dolar bağımlılığını azaltma fırsatı sunabilir. Kısa vadede ise doların hakimiyeti devam edecek gibi görünüyor.