ABD doları, jeopolitik gerilimlerin tırmanma riskine ve yaklaşan ABD ara seçimlerine rağmen sınırlı kalan risk algısıyla değer kaybetti. Yatırımcılar, Orta Doğu'daki çatışma riski ve Ukrayna savaşı gibi jeopolitik faktörlerin yanı sıra Federal Reserve'in (Fed) faiz artırım döngüsündeki belirsizlik ve küresel büyüme endişeleriyle doların yönünü belirlemeye çalışıyor. Analistler, seçim öncesi dönemde jeopolitik risklerin sınırlı kalabileceğini, ancak seçim sonrası belirsizliğin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini belirtiyor.
Jeopolitik riskler ve doların seyri
Dolar endeksi (DXY), son günlerde jeopolitik gelişmelere ve Fed yetkililerinin açıklamalarına bağlı olarak dalgalı bir seyir izledi. Orta Doğu'da İsrail-Hamas çatışmasının bölgesel bir savaşa dönüşme riski, Ukrayna'da devam eden savaş ve Tayvan Boğazı'ndaki gerilim gibi faktörler, güvenli liman talebini zaman zaman artırsa da, piyasalarda kalıcı bir riskten kaçınma eğilimi henüz oluşmadı. Uzmanlar, jeopolitik risklerin fiyatlanmasının genellikle olayın gerçekleşmesinden sonra hız kazandığını, ancak ara seçimler öncesi siyasi belirsizliğin yatırımcıları temkinli davranmaya ittiğini vurguluyor.
Fed'in faiz artırım hızına ilişkin belirsizlik de doların yönünü etkiliyor. Son veriler, ABD ekonomisinin beklenenden güçlü seyrettiğini gösterirken, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde olduğuna işaret ediyor. Bu durum, Fed'in daha uzun süre yüksek faiz politikası izleyebileceği beklentisini güçlendiriyor. Ancak piyasalar, Fed'in gelecek toplantılarda faiz artırım hızını yavaşlatabileceğini de fiyatlıyor. Doların değer kaybı, bu belirsizlik ortamında gerçekleşti.
Ara seçimler ve piyasa etkisi
ABD'de 5 Kasım'da yapılacak ara seçimler, Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü belirleyecek. Seçim sonuçları, ekonomi politikaları ve dış politika üzerinde etkili olabilir. Tarihsel olarak, ara seçimler öncesinde piyasalarda oynaklık artabilir, ancak seçim sonrası belirsizliğin azalmasıyla birlikte risk iştahı toparlanabilir. Analistler, seçim öncesi dönemde jeopolitik risklerin sınırlı kalabileceğini, çünkü siyasi aktörlerin dikkatlerini seçim kampanyalarına verdiklerini belirtiyor. Ancak seçim sonrası dönemde, özellikle Orta Doğu ve Ukrayna'daki gelişmelere bağlı olarak jeopolitik risklerin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyorlar.
Asya piyasaları da doların seyrinden etkileniyor. Japon yeni ve Çin yuanı gibi para birimleri, dolar karşısında dalgalı bir seyir izliyor. Çin'deki ekonomik yavaşlama endişeleri ve emlak sektöründeki sorunlar, yuan üzerinde baskı oluştururken, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) ultra gevşek para politikasını sonlandırma sinyalleri yen üzerinde belirsizlik yaratıyor. Asya'daki merkez bankaları, doların değer kaybını yakından takip ederek para politikalarını ayarlamaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doların küresel değer kaybı, Türk lirası üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletebilir; ancak jeopolitik risklerin sınırlı kalması, Türkiye'nin ihracat pazarları ve enerji ithalatı açısından istikrar sağlayabilir. ABD ara seçimleri, Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli bir faktör değil; ancak seçim sonrası Kongre'nin tutumu, savunma alımları ve yaptırımlar konusunda belirleyici olabilir. Piyasalar, Fed'in faiz kararlarını izlerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası da dolar/TL üzerinde etkili olacak. Jeopolitik risklerin artması durumunda, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı yaşanabilir ve bu da TL üzerinde ek baskı yaratabilir.