New York, 26 Nisan — Küresel döviz piyasalarında hareketli bir gün yaşanıyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceğine yönelik artan beklentiler, doların diğer para birimleri karşısında güçlenmesine yol açtı. Öte yandan Japon yeni, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) şahin bir duruş sergilememesi nedeniyle 160 seviyesinin altına gerileyerek yeniden zayıf bir tablo çizdi. Dolar endeksi, bu sabah itibarıyla yüzde 0,2 artışla 106 seviyesini aşarken, dolar/yen paritesi 160,20 seviyelerinden işlem görüyor.
Fed'in şahin duruşu piyasaları etkiliyor
ABD ekonomisinin güçlü seyri, enflasyonun yapışkan olduğu endişelerini canlı tutuyor. CME Group'un FedWatch aracına göre piyasalar, Eylül ayında bir faiz indirimi ihtimalini yüzde 70'in üzerinde fiyatlıyor ancak bu oran son haftalarda dalgalanma gösteriyor. Fed yetkililerinin bu hafta yaptığı açıklamalar, faizlerin 'daha uzun süre yüksek' kalabileceği mesajını güçlendirdi. Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, enflasyonun hedefe doğru ilerlediğini ancak bu konuda net bir tablo oluşmadığını belirterek, 'Sabırlı olmamız gereken bir dönemden geçiyoruz' dedi.
Bu gelişmeler, ABD tahvil getirilerinin yükselmesine ve doların cazibesinin artmasına neden oldu. 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 4,7 ile Kasım ayından bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Öte yandan ABD ekonomisinin istihdam piyasası da hâlâ güçlü; yeni işsizlik maaşı başvuruları 212 bin ile beklentilerin altında kaldı. Bu veriler, Fed'in faiz indirimi için acele etmeyeceği yönündeki görüşü destekliyor.
Japonya'da müdahale tartışmaları alevlendi
Japon yeni, bu yıl dolar karşısında yaklaşık yüzde 10 değer kaybederek gelişmiş ülke para birimleri arasında en kötü performansı sergileyen para birimi oldu. Yenin 160 seviyesini aşması, geçtiğimiz yıl Ekim ayında görülen ve Japonya'nın müdahale ettiği seviyeye tekabül ediyor. Japonya Başbakanı Fumio Kişida, 'Aşırı hareketlere tanık olursak, uygun adımları atmaktan çekinmeyeceğiz' açıklamasını yaptı. Ancak BOJ'un geçtiğimiz haftaki toplantısında faiz oranlarını değiştirmemesi ve guvernör Kazuo Ueda'nın enflasyon konusunda temkinli bir dil kullanması, yen üzerindeki baskıyı artırdı.
Uzmanlara göre Japonya'nın müdahale olasılığı düşük görünüyor; çünkü müdahale, ABD'nin tepkisine yol açabilir ve küresel piyasalarda belirsizlik yaratabilir. Nomura Securities'in baş stratejisti Naka Matsuzawa, 'Japonya'nın bu seviyede müdahale etmesi riskli. Önce BOJ'un faiz politikasında daha net bir sinyal vermesi gerekiyor' dedi.
Diğer para birimlerinde de dalgalanma gözleniyor. Euro, dolar karşısında 1,0730 seviyelerinde zayıflarken, İngiliz sterlini 1,2470'ten işlem görüyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri de doların güçlenmesiyle değer kaybetti. Asya borsalarında ise genel olarak negatif bir seyir izleniyor; Nikkei yüzde 1,2, Hang Seng yüzde 0,8 ve KOSPI yüzde 0,5 geriledi.
Küresel ekonomide 'ılımlı stagflasyon' riski
Analistler, Fed'in faiz indirimini ertelemesi ve Japonya'da enflasyonun hedeflenenin üzerinde seyretmesi nedeniyle küresel ekonomide 'ılımlı stagflasyon' riskinin arttığını belirtiyor. Enflasyonist baskılar, özellikle Asya'da ithalatçı ülkeleri olumsuz etkiliyor. Enerji fiyatlarındaki artış, Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçısı ülkelerde maliyetleri yukarı çekiyor. Öte yandan, Çin'den gelen ekonomik veriler karışık bir tablo sunuyor; imalat PMI Nisan ayında 50,5 ile genişleme bölgesinde kaldı ancak ihracat siparişlerinde yavaşlama gözleniyor. Bu durum, küresel büyümenin dengeli dağılmadığına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doların güçlenmesi, gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye ekonomisi için yeni riskler barındırıyor. Türkiye'nin ithalatının büyük kısmının dolar ile yapılması, döviz kurundaki yükselişin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği anlamına geliyor. Öte yandan, Türkiye'nin rezervleri güçlü değil; bu da dış şoklara karşı kırılganlığı artırıyor. TCMB'nin sıkı para politikasını sürdürmesi ve rezerv birikimini hızlandırması gerekiyor. Bölgesel olarak, Japonya'daki gelişmeler Asya'dan Avrupa'ya uzanan ticaret bağlantıları üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir.