ABD'de giderek büyüyen bir dolandırıcılık dalgası, özellikle belgesiz göçmenleri hedef alıyor. Federal Ticaret Komisyonu'nun (FTC) 2024 verilerine göre, göçmenlere yönelik dolandırıcılık şikayetleri son üç yılda %140 arttı ve toplam kayıp 1,2 milyar doları aştı. Dolandırıcılar, göçmenlerin yasal statü kazanma umutlarını, dil bariyerlerini ve yetkililere başvurma konusundaki çekincelerini istismar ediyor. En yaygın yöntem, sahte vize veya yeşil kart vaadiyle para toplamak. FBI ayrıca, göçmenlere 'sınır dışı edilme tehlikesi' olduğunu söyleyerek acil ödeme talep eden sahte göçmenlik memurları vakalarının da arttığını bildiriyor.
Dolandırıcılık Yöntemleri ve Göçmenlerin Kırılganlığı
Dolandırıcılar, göçmen topluluklarında güven kazanmak için genellikle aynı etnik kökenden kişileri kullanıyor. New York, Los Angeles ve Houston gibi büyük şehirlerde faaliyet gösteren organize ağlar, sosyal medya grupları ve etnik medya kanalları aracılığıyla reklam yapıyor. Sahte avukatlık büroları, 'garantili vize' vaadiyle 5.000 ila 20.000 dolar arasında ücret alıyor. Bazı durumlarda, dolandırıcılar belgeleri düzenleyip göçmenlerin kimlik bilgilerini çalarak banka hesaplarını boşaltıyor. FTC, göçmenlerin şikayet etme oranının diğer mağdurlara göre %60 daha düşük olduğunu belirtiyor; çünkü çoğu, yasal statülerini kaybetme korkusuyla sessiz kalıyor.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı, bu konuda farkındalık kampanyaları başlattı ancak bütçe kesintileri nedeniyle etkinlik sınırlı. Sivil toplum kuruluşları, göçmenlere ücretsiz hukuki danışmanlık sağlamaya çalışıyor ancak talep, kapasitenin çok üzerinde. Hispanic Federation gibi gruplar, özellikle İspanyolca konuşan göçmenlere yönelik dolandırıcılık uyarıları yayınlıyor. Ancak dil çeşitliliği ve farklı kültürel arka planlar, mesajın tüm topluluklara ulaşmasını zorlaştırıyor.
Ekonomik ve Toplumsal Etkiler
Bu dolandırıcılık dalgası, ABD'de göçmenlerin ekonomiye katkısını da olumsuz etkiliyor. Göçmenler, özellikle tarım, inşaat ve hizmet sektörlerinde hayati işgücünü oluşturuyor ancak dolandırıcılık mağduru olduklarında birikimlerini ve çalışma isteklerini kaybediyorlar. American Immigration Council'e göre, belgesiz göçmenler yılda 12 milyar dolar vergi ödüyor ancak dolandırıcılık nedeniyle bu gelirin bir kısmı kayboluyor. Ayrıca, sahte vize vaatleriyle uzun süreli yasal süreçlere giren göçmenler, gerçek başvurularını geciktiriyor ve sistemin tıkanmasına yol açıyor.
Küresel düzeyde, benzer dolandırıcılık ağları Kanada ve Avrupa Birliği ülkelerinde de rapor ediliyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı ile bağlantılı dolandırıcılık vakalarının 2023'te %50 arttığını duyurdu. Bu durum, uluslararası işbirliğini zorunlu kılıyor; ancak ABD iç politikasındaki göçmen karşıtı söylem, etkin bir müdahaleyi engelliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Türkiye'de, özellikle Suriyeli sığınmacılar ve düzensiz göçmenler, sahte oturum izni veya vize vaadiyle dolandırılıyor. 2023'te İçişleri Bakanlığı, bu tür vakalarda 500'den fazla şüpheliyi yakaladı ancak mağdurların şikayet etmekten çekinmesi sorunu büyütüyor. Türkiye'nin gelişmiş bir göç yönetim sistemi olsa da, dil bariyerleri ve hukuki yardım eksikliği, göçmenleri savunmasız kılıyor. Bu nedenle, ABD'deki deneyimlerden yararlanarak, Türkiye'de de göçmenlere yönelik farkındalık kampanyaları ve ücretsiz hukuki danışmanlık hizmetleri artırılmalıdır.