Birleşmiş Milletler tahminlerine göre dünya genelinde yaklaşık 70 milyon ev işçisi bulunuyor ve bunların önemli bir kısmı diplomatik misyonlarda çalışıyor. Ancak bu çalışanlar, diplomatik dokunulmazlık zırhına sığınan işverenleri tarafından kötü muameleye maruz kaldıklarında çoğu zaman adalete erişemiyor. İngiltere ve İsviçre'deki son mahkeme kararları, bu alanda bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Özellikle İngiltere Yüksek Mahkemesi'nin 2022'de verdiği bir karar, diplomatik personelin ev işçilerine karşı sorumluluğunu genişleterek, mağdurların tazminat talep edebilmesinin önünü açtı. Benzer şekilde, İsviçre Federal Mahkemesi de 2023'te bir diplomatın ev işçisini yetersiz ücret ve kötü çalışma koşulları nedeniyle şikâyet eden bir davada, dokunulmazlığın sınırlarını daralttı. Bu gelişmeler, diplomatik dokunulmazlığın mutlak olmadığına işaret ediyor.
Diplomatik Dokunulmazlık ve Ev Hizmetçileri: Bir Adaletsizlik Alanı
Diplomatik dokunulmazlık, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi (1961) ile düzenlenmiş olup, diplomatların görevlerini bağımsız bir şekilde yerine getirebilmeleri için hukuki süreçlerden muaf olmalarını sağlar. Ancak bu muafiyet, özellikle ev hizmetçileri gibi hassas pozisyonlardaki çalışanlar için ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi'ne göre, diplomatik personelin ev işçilerine yönelik istismar vakaları, genellikle düşük ücret, aşırı çalışma saatleri, pasaporta el koyma ve fiziksel ya da cinsel şiddet şeklinde ortaya çıkıyor. Bu çalışanların birçoğu, yabancı bir ülkede yalnız ve savunmasız durumda oldukları için şikâyet etmekten çekiniyor.
İngiltere'de 2022 yılında Yüksek Mahkeme, bir Bangladeşli ev işçisinin açtığı davada, diplomatın eşinin de dahil olduğu bir durumda dokunulmazlığın kapsamını daralttı. Mahkeme, diplomatik personelin aile bireylerinin de belirli koşullarda ev işçilerine karşı sorumlu tutulabileceğine hükmetti. İsviçre'de ise 2023'te Federal Mahkeme, bir Suudi diplomatın ev işçisine ödenen ücretin asgari ücretin altında olduğu gerekçesiyle tazminata hükmetti ve dokunulmazlığın iş hukuku ihlallerinde geçerli olmadığını belirtti. Her iki karar da uluslararası hukukta emsal teşkil ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Değişim Rüzgarları
Bu kararlar, yalnızca İngiltere ve İsviçre ile sınırlı kalmayacak; uluslararası hukukta benzer davalara referans oluşturması bekleniyor. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer gelişmiş ülkelerde, diplomatik dokunulmazlığın ev işçilerine yönelik istismar vakalarında yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, 2021'de yayımladığı bir raporda, üye devletleri diplomatik personelin ev işçilerini korumaya yönelik önlemler almaya çağırmıştı. Küresel çapta, bu tür istismarların önlenmesi için daha güçlü mekanizmalar oluşturulması yönünde artan bir talep var. Bununla birlikte, dokunulmazlığın tamamen kaldırılması diplomatik ilişkilerin işleyişini zorlaştırabileceği için, dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem diplomatik misyonlar gönderen hem de ağırlayan bir ülke olarak, bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilir. Türkiye'deki yabancı diplomatik misyonlarda çalışan ev hizmetçilerinin mağduriyet yaşaması durumunda, Türk mahkemelerinin benzer emsal kararları dikkate alması mümkündür. Ayrıca, Türk diplomatların yurt dışında ev işçileriyle yaşadığı anlaşmazlıklarda, İngiltere ve İsviçre kararları uluslararası hukuk bağlamında referans alınabilir. Türkiye'nin, insan hakları ve iş hukuku standartlarını yükseltme çabaları kapsamında, diplomatik dokunulmazlık alanında da daha şeffaf ve hesap verebilir bir sistem kurması, uluslararası itibarı açısından önemli olacaktır.