G7 Zirvesi, Fransa'nın ev sahipliğinde sona ererken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik tutumu ve Ukrayna dosyasındaki değişim damga vurdu. Trump, Tahran'la varılan ön anlaşmaya rağmen İran'a karşı askeri müdahale seçeneğini masadan kaldırmadığını açıkladı. Zirvenin en kritik çıktılarından biri ise Trump'ın Ukrayna konusundaki tavrını yumuşatması ve Kiev yönetimine destek sinyali vermesi oldu.
Zirvenin Arka Planı: Yapay Zeka ve İran Mutabakatı
Fransa'nın Biarritz kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi, bu yıl özellikle yapay zeka (AI) teknolojilerinin geleceği ve İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptının etkileri üzerine yoğunlaştı. Zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, toplantıyı son yılların en başarılı G7 zirvesi olarak nitelendirdi. Macron'a göre, zirvenin en büyük başarısı, Trump'ı Ukrayna konusunda ortak bir duruşa ikna edebilmek oldu.
Zirvede ayrıca, ABD ile İran arasında Tahran'ın nükleer programını sınırlandırmayı hedefleyen bir ön anlaşma imzalandı. Ancak Trump, anlaşmanın sadece bir başlangıç olduğunu belirterek, İran'ın tutumuna bağlı olarak her türlü seçeneğin (askeri müdahale dahil) açık olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Ortadoğu'da yeni bir gerilim dalgası endişesini beraberinde getirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ukrayna'da Yeni Dönem mi?
Trump'ın Ukrayna'ya yönelik desteği, özellikle Avrupa ülkeleri tarafından memnuniyetle karşılandı. ABD Başkanı, daha önce Ukrayna'ya yapılan askeri yardımı sorgulayan ve hatta durdurma tehdidinde bulunan bir tutum sergilemişti. Ancak zirvede, Rusya'ya karşı Kiev'in toprak bütünlüğünü destekleme konusunda daha ılımlı bir dil kullandı. Bu değişim, ABD'nin Avrupa'daki müttefikleriyle arasındaki gerilimi azaltma potansiyeli taşıyor.
Öte yandan, İran dosyası G7 ülkeleri arasında tam bir görüş birliği sağlayamadı. Fransa ve Almanya, anlaşmanın korunmasından yana tavır alırken, Trump'ın askeri seçeneği dışlamaması ABD ile Avrupalı ortakları arasında yeni bir fay hattı oluşturdu. Analistler, İran'ın nükleer faaliyetlerini artırması halinde tansiyonun yeniden yükseleceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran konusundaki bu gelişmeler, Türkiye'nin güney sınırındaki istikrarı doğrudan etkileyebilir. ABD'nin İran'a yönelik askeri seçeneği masada tutması, bölgede yeni bir çatışma riskini artırırken, Türkiye'yi olası bir sığınmacı akını ve enerji güvenliği sorunuyla karşı karşıya bırakabilir. Ukrayna cephesinde ise Trump'ın desteği, Karadeniz'deki güç dengelerini etkileyecektir. Türkiye, hem NATO müttefiki olarak hem de Montrö Sözleşmesi kapsamında Boğazlar üzerindeki kontrolü nedeniyle bu sürecin kilit aktörlerinden biri konumunda. Ankara'nın, Washington ve Moskova arasında denge politikasını sürdürmesi bekleniyor.