ABD'de Demokrat Parti, Kasım 2026 ara seçimlerini beklemeden 2028 başkanlık yarışına odaklanmış durumda. Parti içinde potansiyel adaylar şimdiden isimlerini duyurmaya başladı. Cumhuriyetçiler ise Başkan Donald Trump'ın düşük onay oranları ve seçmenlerin ekonomiye dair endişeleriyle boğuşuyor. Demokratlar, GOP'un 2028'deki adayının kim olacağını tahmin etmeye çalışırken, kendi adaylarını sıralamaya başladı bile.
Demokratların 2028 Aday Adayları ve Parti İçi Dinamikler
Demokrat Parti'de 2028 başkanlık seçimleri için adı geçen isimler arasında Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, Senatör Amy Klobuchar, Senatör Cory Booker ve Michigan Valisi Gretchen Whitmer gibi isimler bulunuyor. Ayrıca, 2024 seçimlerinde başkan yardımcısı adayı olan Tim Walz da potansiyel adaylar arasında gösteriliyor. Parti içindeki ilerici kanat ise Alexandria Ocasio-Cortez gibi isimleri destekleyebilir. Ancak henüz hiçbir isim resmi bir açıklama yapmış değil; bu isimler kamuoyu yoklamalarında ve parti içi sohbetlerde öne çıkıyor.
Demokratların erken hareket etmesinin nedeni, 2024 seçimlerindeki yenilginin ardından partinin yeniden yapılanma sürecine girmesi ve gelecek seçimlerde daha güçlü bir aday çıkarma isteği. Ayrıca, Cumhuriyetçi Parti'nin Trump sonrası dönemde nasıl bir yol izleyeceği belirsizliğini koruyor. Trump'ın 2028'de tekrar aday olup olamayacağı ise anayasal belirsizlikler taşıyor; ancak Trump'ın sağlık durumu ve siyasi geleceği Cumhuriyetçilerin stratejisini etkileyecek.
Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti içinde de 2028 için potansiyel adaylar var: Florida Valisi Ron DeSantis, eski Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley, Senatör Tim Scott ve girişimci Vivek Ramaswamy gibi isimler. Ancak Trump'ın partideki hakimiyeti devam ederse, bu isimlerin şansı azalabilir. Cumhuriyetçilerin 2028 stratejisi büyük ölçüde Trump'ın mirasına ve seçmen tabanının tepkisine bağlı olacak.
Ekonomik ve Siyasi Arka Plan
Demokratların umutlanmasının arkasında yatan en önemli faktör, mevcut ekonomik koşullar. ABD'de enflasyon yüksek seyrederken, faiz oranları da yüksek. Başkan Trump'ın ekonomi yönetimi, seçmen nezdinde olumsuz değerlendiriliyor. Anketler, Trump'ın onay oranının %40'ın altında olduğunu gösteriyor. Bu durum, Demokratların 2026 ara seçimlerinde Kongre'yi kazanma ve 2028'de Beyaz Saray'ı geri alma umutlarını artırıyor.
Ayrıca, Demokratlar 2020 ve 2022 seçimlerinde genç seçmenler, kadınlar ve azınlıklar arasında artan desteklerini korumayı hedefliyor. Ancak parti içinde ilerici ve merkez kanat arasındaki gerilim, aday belirleme sürecinde sorun yaratabilir. 2028 adayının kim olacağı, partinin gelecekteki yönünü de belirleyecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD başkanlık seçimleri, küresel dengeleri doğrudan etkiliyor. 2028 seçimleri, ABD'nin dış politika yönelimini, NATO'ya bağlılığını, Çin ile ilişkilerini ve Orta Doğu politikasını belirleyecek. Demokratların olası bir zaferi, ABD'nin Paris İklim Anlaşması'na geri dönüşü, İran nükleer anlaşması gibi konularda daha yapıcı bir tutum izlemesi anlamına gelebilir. Cumhuriyetçilerin kazanması durumunda ise Trump çizgisinde bir dış politika devam edebilir.
Avrupa ve Asya müttefikleri, ABD'deki siyasi istikrarsızlıktan endişeli. 2028'e kadar ABD'nin iç siyaseti, küresel ekonomik istikrarı ve güvenlik ittifaklarını etkilemeye devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de 2028 başkanlık yarışının şimdiden şekillenmesi, Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli. Demokratların olası bir zaferi, Türkiye ile ilişkilerde insan hakları ve demokrasi vurgusunun artmasına yol açabilir; özellikle Suriye'deki PKK/YPG unsurlarına verilen destek konusunda Demokratların tutumu belirleyici olacak. Cumhuriyetçilerin kazanması durumunda ise Trump döneminde olduğu gibi daha pragmatik, ancak öngörülemez bir ilişki beklenebilir. Türkiye, ABD'deki siyasi değişimi yakından izleyerek stratejik pozisyonunu buna göre ayarlamalı.