ABD'de Demokrat Partili 23 eyalet yönetimi, Başkan Donald Trump'ın Federal Acil Durum Yönetim Ajansı'nın (FEMA) hibe fonlarını kullanmak için getirdiği yeni koşullara karşı 21 Şubat 2025'te federal mahkemede dava açtı. Davacı eyaletler, söz konusu koşulların yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve seçim süreçleri ile göçmenlik politikalarına müdahale anlamına geldiğini ileri sürüyor. New York Başsavcısı Letitia James'in öncülüğünde açılan davada, Massachusetts, California ve Illinois gibi büyük eyaletler de yer alıyor.
Yeni Koşullar Neleri İçeriyor?
Trump yönetiminin 2025 yılı başında yayımladığı yeni FEMA hibe yönergesine göre, afet yardımı, altyapı onarımı ve acil durum hazırlığı gibi amaçlarla kullanılan fonların tahsisi, eyaletlerin bazı federal politikalara uyum göstermesine bağlanıyor. Özellikle seçmen kayıt sistemlerinde vatandaşlık kanıtı talep edilmesi ve yerel kolluk kuvvetlerinin federal göçmenlik birimleriyle iş birliğini artırması gibi maddeler, Demokrat eyaletler tarafından 'aşırı ve yetki gaspı' olarak nitelendiriliyor. Dava dilekçesinde, 'FEMA'nın bu koşulları dayatma yetkisi bulunmamaktadır. Bu, Kongre'nin onayı olmadan eyaletlerin iç işlerine müdahale anlamına gelmektedir' ifadelerine yer veriliyor. Trump yönetimi ise koşulların federal fonların etkin kullanımını sağlamak ve ulusal güvenliği güçlendirmek için gerekli olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Siyasi Yansımalar
Dava, ABD'de federal hükümet ile eyaletler arasındaki yetki çatışmasını bir kez daha gündeme taşıdı. Hukuk uzmanları, Yüksek Mahkeme'nin muhafazakâr çoğunluğu göz önüne alındığında, eyaletlerin davayı kazanmasının zor olabileceğini belirtiyor. Öte yandan, bu tür anlaşmazlıkların seçim yılında siyasi kutuplaşmayı derinleştirmesi bekleniyor. 2024 başkanlık seçimlerine hazırlanan ülkede, Demokrat valiler Trump'ın 'gücü kötüye kullandığı' suçlamasını seçim kampanyalarında öne çıkarmayı planlıyor. Cumhuriyetçi cephe ise eyaletlerin federal fonları suiistimal ettiğini iddia ederek yeni koşulları savunuyor. FEMA'nın yıllık yaklaşık 20 milyar dolarlık bütçesi, afet yardımlarından altyapı projelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor. Davanın sonucu, bu fonların dağıtımında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'deki federalizm tartışmalarının Türkiye'nin merkezi yönetim yapısına benzerlikler taşıdığı söylenemez. Ancak, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını FEMA gibi bir afet ajansı üzerinden dayatması, ABD'nin iç siyasetindeki kırılmayı gösteriyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde bu tür iç siyasi gelişmelerin dış politikaya yansımalarını izlemek durumunda. Özellikle FEMA'nın uluslararası afet yardımlarındaki rolü düşünüldüğünde, bu tür yetki çatışmalarının ABD'nin küresel yardım taahhütlerini etkileme potansiyeli bulunuyor. Türkiye, afet yönetimi konusunda AFAD ile önemli bir birikime sahip; ABD'deki bu gelişme, federal yapılarda afet yardımlarının siyasallaşması riskine karşı bir uyarı niteliği taşıyor.