ABD'de bir erkek yolcu, Delta Air Lines'a ait bir uçakta kadın bir kabin memurunun kalçasına şaplak attığı iddiasıyla federal suçlamayla karşı karşıya. Olay, 9 Mayıs 2026 tarihinde Fort Lauderdale, Florida'dan Los Angeles'a giden Delta uçağında meydana geldi. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından yapılan açıklamada, şüphelinin uçak içinde cinsel taciz niteliği taşıyan bu eylem nedeniyle gözaltına alındığı ve federal mahkemeye sevk edildiği belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Olayın ayrıntılarına göre, saldırgan olduğu iddia edilen yolcu, uçuş sırasında kabin ekibine yardım etmek için koridorda yürüyen hostesin yanından geçerken eliyle kalçasına vurdu. Hostesin tepkisi üzerine diğer yolcular ve kabin ekibi müdahale etti. Pilot, durumu Los Angeles'a iniş öncesinde hava trafik kontrolüne bildirdi ve inişin ardından FBI ajanları uçağı karşıladı. Şüpheli, federal ajanlar tarafından sorgulanmak üzere gözaltına alındı.
ABD'de uçak içi cinsel saldırılar, federal yasalar kapsamında ağır suçlar arasında yer alıyor. Havacılık ve Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA) ve FBI, son yıllarda uçak içi taciz ve saldırı vakalarına karşı daha sert önlemler almaya başladı. Bu tür eylemler, 18 ABD Kanunu 113. madde kapsamında federal saldırı suçu olarak kabul ediliyor ve 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
Delta Air Lines, olayla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, kabin ekibinin güvenliği için sıfır tolerans politikası izlediklerini ve yolcunun derhal havayolunun uçuş yasağı listesine eklendiğini duyurdu. Açıklamada, “Müşterilerimizin ve ekibimizin güvenliği bizim için her şeyden önce gelir. Bu tür davranışları kınıyor ve adli sürecin takipçisi olacağız” ifadeleri kullanıldı.
Bölgesel veya küresel boyut
Uçak içi taciz olayları, küresel havacılık sektöründe artan bir endişe kaynağı haline gelmiş durumda. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), 2023 yılında yayımladığı raporda, uçak içi taciz ve saldırı vakalarının pandemi sonrası dönemde belirgin bir artış gösterdiğini vurgulamıştı. Özellikle alkol tüketiminin etkisiyle meydana gelen bu tür olaylar, kabin ekibinin psikolojik ve fiziksel sağlığını tehdit ediyor.
ABD'de bu konuda son yıllarda yasal düzenlemeler de yapıldı. 2020 yılında kabul edilen bir yasa, uçak içi cinsel saldırıların federal suç kapsamına alınmasını kolaylaştırdı ve cezaları artırdı. Ayrıca, havayolu şirketleri de kendi iç prosedürlerini sıkılaştırarak, saldırgan yolcuları kalıcı olarak uçuş yasaklı listesine ekliyor.
Bu olay, sadece ABD'de değil, dünya genelinde havayolu güvenliği ve kadın çalışanların maruz kaldığı taciz konularını yeniden gündeme taşıdı. Kadın hakları örgütleri, bu tür vakaların raporlanmasının teşvik edilmesi ve faillerin cezalandırılması için daha fazla adım atılması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de havayolu taşımacılığında kabin ekibine yönelik taciz ve saldırı vakaları zaman zaman gündeme gelmektedir. Ancak Türk havacılık mevzuatı, bu tür eylemleri genellikle Türk Ceza Kanunu kapsamında cinsel taciz olarak değerlendirmekte ve havayolu şirketleri kendi iç disiplin yaptırımlarını uygulamaktadır. ABD'deki gibi federal düzeyde özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Türkiye'nin de uluslararası havacılık standartlarına uyum çerçevesinde benzer önlemleri değerlendirmesi faydalı olacaktır. Bu olay, Türk havayolu şirketlerine, kabin ekibinin güvenliğini artırmaya yönelik politikalarını gözden geçirme konusunda bir örnek teşkil edebilir.