Washington — Trump yönetiminin savunma alanındaki öncelikli girişimlerinden biri olan DAWG (Defense Autonomy Working Group) programının direktörü, fonlamanın kesilmesi durumunda programın ivmesinin kaybedileceği ve bunun kendisini gerçekten endişelendirdiğini söyledi. DAWG, Biden döneminde başlatılan ve binlerce düşük maliyetli, harcanabilir (attritable) insansız hava aracının (İHA) tedarik edilmesini amaçlayan Replicator girişimini büyük ölçüde bünyesine katan bir yapı. Özellikle Pasifik bölgesinde kullanılmak üzere tasarlanan bu İHA'lar, ABD'nin Çin'e karşı olası bir çatışmada maliyet etkin bir güç çoğaltıcı olarak görülüyor.
Programın Arka Planı ve Replicator Mirası
DAWG, aslında Biden yönetiminin 2023'te duyurduğu Replicator girişiminin devamı niteliğinde. Replicator, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) hızlı bir şekilde binlerce otonom sistemi sahaya sürme hedefini ortaya koyuyordu. Ancak Trump yönetimi göreve geldikten sonra bu girişimi DAWG adı altında yeniden yapılandırdı. DAWG, savunma sanayii ile teknoloji şirketlerini bir araya getirerek, düşük maliyetli ve seri üretilebilir İHA'ların geliştirilmesini ve tedarikini hızlandırmayı amaçlıyor. Programın direktörü, son açıklamasında, mevcut finansman yapısının sürdürülebilir olmadığını ve ek bütçe onaylanmazsa programın duracağını belirtti. "Bu beni gerçekten endişelendiriyor" diyen direktör, ivmenin kaybedilmesinin telafisinin zor olacağını vurguladı.
Replicator girişimi, başlangıçta 2025 yılına kadar binlerce otonom sistemin konuşlandırılmasını hedefliyordu. Ancak program, bürokratik engeller, tedarik zinciri sorunları ve bütçe belirsizlikleri nedeniyle yavaş ilerledi. Trump yönetimi, DAWG ile bu sorunları aşmayı ve özellikle Hint-Pasifik'te Çin'e karşı caydırıcılığı güçlendirmeyi planlıyor. DAWG kapsamında geliştirilen İHA'lar, düşük maliyetleri sayesinde yüksek riskli görevlerde kullanılabilecek ve kaybedilmeleri durumunda büyük finansal kayıp yaşanmayacak. Bu tür sistemler, özellikle Tayvan Boğazı gibi gerilimli bölgelerde önemli bir rol oynayabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
DAWG programının akıbeti, yalnızca ABD'nin savunma sanayii için değil, aynı zamanda müttefikleri için de kritik önem taşıyor. Avustralya, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, benzer otonom sistemler geliştirme çabasında ve ABD ile işbirliği içinde. Programın kesintiye uğraması, bu ülkelerin de planlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Ukrayna'daki savaş, düşük maliyetli İHA'ların modern savaşlardaki etkinliğini gösterdi. ABD'nin bu alandaki liderliğini sürdürmesi, küresel güvenlik mimarisi açısından önemli. Öte yandan, Çin'in kendi otonom sistemlerini hızla geliştirdiği biliniyor. DAWG'in sekteye uğraması, ABD'nin teknolojik üstünlüğünü kaybetmesine yol açabilir. Bu nedenle, programın finansmanı sadece bir bütçe meselesi değil, aynı zamanda stratejik bir gereklilik olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
DAWG programındaki finansman belirsizliği, Türkiye'nin savunma sanayii ve dış politikası açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda İHA teknolojisinde önemli atılımlar yaparak küresel pazarda söz sahibi oldu. ABD'nin otonom sistemlerde yaşayabileceği bir yavaşlama, Türkiye'nin bu alandaki rekabet gücünü artırabilir. Ancak aynı zamanda, NATO müttefiki olarak ABD ile ortak projelerde yer alan Türkiye, programın kesintiye uğramasından olumsuz etkilenebilir. Özellikle Pasifik'teki dengelerin değişmesi, Türkiye'nin savunma ihracatı ve jeopolitik konumu üzerinde yansımalar yaratabilir. Türkiye, kendi İHA yeteneklerini geliştirirken, ABD'nin bu alandaki zayıflığını fırsata çevirebilir.