Danimarka'da merkez sol Sosyal Demokrat Başbakan Mette Frederiksen, hükümetinin katı göçmen politikalarını meclisten geçirebilmek için aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi'nin (DF) desteğini kabul etmesi, ülke siyasetinde yeni bir tartışma başlattı. Frederiksen'in bu hamlesi, partisinin geleneksel sol tabanında rahatsızlık yaratırken, göç konusunda Avrupa genelinde merkez partilerin aşırı sağın söylemlerini benimseme eğilimini bir kez daha gündeme taşıdı. Danimarka'da 2022 genel seçimlerinden bu yana azınlık hükümeti olarak görev yapan Frederiksen, göçmen sayısını azaltma ve entegrasyonu zorlaştırma vaatleriyle tanınıyor.
Göçmen politikasında sert dönüş
Mette Frederiksen'in son olarak meclise sunduğu yasa tasarısı, sığınma başvurularının üçüncü ülkelerde işlenmesini ve sığınmacıların geri gönderilmesini kolaylaştırmayı öngörüyor. Bu önlemler, Danimarka'nın zaten Avrupa'nın en katı göçmen politikalarından birine sahip olmasına rağmen daha da ileri gitmesi anlamına geliyor. Hükümet, bu adımların düzensiz göçü caydıracağını ve vergi mükelleflerinin üzerindeki yükü azaltacağını savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, sığınma hakkının kısıtlanması ve aile birleşimlerinin zorlaştırılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Frederiksen, bu politikalarını ideolojik bir dönüşümden ziyade pragmatik bir zorunluluk olarak nitelendiriyor: "Göçmenlik politikamızın amacı, Danimarka refah devletini korumak ve toplumsal uyumu sağlamaktır. Bunun için her türlü meşru aracı kullanırız."
Avrupa Parlamentosu'nda dijital euro adımı
Aynı dönemde Avrupa Birliği'nde önemli bir gelişme daha yaşandı: Avrupa Parlamentosu'nun Ekonomik ve Parasal İşler Komitesi, dijital euro projesinin önünü açan bir yasa teklifini onayladı. Teklif, merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak Euro Bölgesi'nde kullanılacak bir dijital euro oluşturulmasına yasal zemin hazırlıyor. Dijital euro, fiziksel nakit paranın aksine tamamen elektronik ortamda var olacak ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından ihraç edilecek. Özellikle özel kripto paraların ve büyük teknoloji şirketlerinin ödeme sistemlerine karşı bir alternatif olarak tasarlanan proje, mahremiyet ve finansal istikrar tartışmalarını da beraberinde getirdi. Komite onayının ardından yasa metninin Avrupa Parlamentosu genel kurulunda ve AB Konseyi'nde de kabul edilmesi gerekiyor. ECB Başkanı Christine Lagarde, "Dijital euro, Euro Bölgesi'nin dijital çağa ayak uydurmasını sağlayacak ve ödeme sistemlerimizin bağımsızlığını garanti altına alacaktır" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Danimarka'nın göçmen politikalarındaki bu sertleşme, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de Avrupa'daki popülist ve aşırı sağ dalganın yükselişini göstermesi bakımından önemlidir. Türkiye, AB ile göç konusunda iş birliği yaparken, AB üyesi ülkelerdeki sert politikaların geri kabul anlaşmalarını olumsuz etkilemesi mümkündür. Öte yandan dijital euro, Türkiye'nin dijital para birimi çalışmaları ve TCMB'nin adımları için bir emsal teşkil edebilir. Türkiye'nin AB ile ticaretinde dijital euronun kullanılması, maliyetleri düşürebilir ancak aynı zamanda Türk Lirası'nın gelecekteki rolünü de şekillendirebilir.