Yükselen pop şarkıcısı D4vd'in (gerçek adıyle David Burke) karıştığı cinayet davasında, mahkeme dosyalarına yansıyan mesajlaşmalar, şarkıcının 11 yaşındaki bir kız çocuğuyla yıllar boyunca iletişim halinde olduğunu gösteriyor. Celeste Rivas Hernandez'in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, D4vd'in genç kızla olan ilişkisi mercek altına alındı. Mahkeme belgelerine göre, ikili arasındaki mesajlar, Hernandez henüz 11 yaşındayken başlamış ve zaman içinde yoğunlaşmış. Dava, hem hayran kitlesini hem de kamuoyunu şoke eden detaylarla gündeme gelirken, şarkıcının avukatları müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunuyor.
Mesajlaşmalar ve İddialar
Savcılık, D4vd ile Celeste Rivas Hernandez arasındaki yazışmaların, genç kızın reşit olma yaşına gelmeden önce başladığını ve bu iletişimin gizli bir ilişkiye dönüştüğünü öne sürüyor. Mahkeme dosyalarında yer alan mesajlarda, şarkıcının kıza duygusal ifadeler kullandığı ve onunla sık sık buluştuğu iddia ediliyor. Ancak D4vd'in hukuk ekibi, bu yazışmaların masumane olduğunu ve genç kızın ailesiyle dostane ilişkiler içinde olduklarını belirterek, suçlamaları reddediyor.
Davanın ayrıntıları, 26 Temmuz 2026 tarihinde görülen ön duruşmada ortaya çıktı. Celeste Rivas Hernandez'in ailesi, kızlarının ölümünden D4vd'i sorumlu tutarak, adalet arayışında olduklarını ifade etti. Aile avukatı yaptığı açıklamada, "Kızımızın maruz kaldığı bu trajedi, bir yetişkinin genç bir kız üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor" dedi.
Küresel ve Sanat Camiasındaki Yankıları
Dava, müzik dünyasında geniş yankı uyandırdı. D4vd, son yıllarda çıkardığı hit şarkılarla genç neslin sevgilisi haline gelmişti. Hayranları, sosyal medyada olayın şokunu yaşarken, bazı ünlü isimler de adalet çağrısında bulundu. Bu tür vakalar, sanatçıların hayranlarıyla kurdukları ilişkilerde güç dengesizliklerini yeniden gündeme getiriyor. Uzmanlar, reşit olmayan hayranlarla kurulan yakın ilişkilerin, hukuki ve etik sorunları beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'deki genç kız çocuklarına yönelik istismar ve taciz vakalarına ilişkin toplumsal duyarlılığı hatırlatıyor. Türk hukuk sistemi, çocukların korunması konusunda uluslararası standartlara uyum sağlamak için çaba gösteriyor. Bu tür vakalar, sadece ABD'de değil, dünyanın her yerinde benzer mağduriyetlerin yaşanabileceğini gösteriyor. Türkiye'de çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve reşit olmayan bireylerle yetişkinler arasındaki ilişkilerin denetlenmesi, benzer trajedilerin önlenmesi için önem arz ediyor.