ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen isimlerinden Louisiana Senatörü Bill Cassidy, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile imzalayacağı anlaşmayı sert sözlerle eleştirdi. Anlaşmanın imzalanmasına iki gün kala konuşan Cassidy, gördüğü detayların ‘berbat’ olduğunu söyledi ve bu adımın ‘korkunç bir dış politika hatası’ olarak tarihe geçeceğini belirtti. Cassidy, Nexstar’a bağlı muhabir Reshad Hudson’a yaptığı açıklamada, anlaşmanın ABD’nin ulusal çıkarlarına zarar vereceğini ve bölgesel dengeleri bozacağını öne sürdü.
Anlaşmanın ayrıntıları ve tepkiler
Cassidy’nin açıklamaları, Trump yönetiminin İran ile varılan anlaşmayı Çarşamba günü imzalamaya hazırlandığı bir dönemde geldi. Anlaşmanın kapsamına dair resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, bazı kaynaklar bunun nükleer programın sınırlandırılması ve yaptırımların hafifletilmesini içerdiğini öne sürüyor. Cassidy, ‘Gördüğüm maddeler ABD’nin Ortadoğu’daki müttefiklerini korumaktan uzak, aksine onları tehlikeye atıyor’ ifadelerini kullandı. Anlaşma, özellikle Cumhuriyetçi kanatta büyük tartışma yaratırken, bazı isimler bunu Trump’ın İran’a verdiği bir taviz olarak yorumluyor. Beyaz Saray ise anlaşmanın ABD’nin çıkarlarını koruduğunu ve diplomaside bir başarı olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump yönetiminin İran ile yaptığı bu anlaşma, özellikle Suudi Arabistan ve İsrail gibi ABD’nin bölgesel müttefiklerinde endişe yarattı. İran’ın nükleer programının sınırlandırılması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, Körfez ülkelerinde yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. Ayrıca anlaşma, ABD’nin İran’a karşı ‘maksimum baskı’ politikasını terk ettiği anlamına gelebilir. Avrupa ülkeleri ise anlaşmaya temkinli yaklaşırken, İran’ın bölgedeki milis gruplara verdiği desteğin sürmesi halinde yaptırımların devam edebileceği sinyalini verdi. Rusya ve Çin ise anlaşmayı ‘olumlu bir adım’ olarak değerlendirirken, İran’la ekonomik işbirliğini artırma fırsatı gözetiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump yönetiminin İran ile yaptığı bu anlaşma, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran ile enerji alanında önemli bir ticari ilişkiye sahip ve yaptırımların hafifletilmesi, Türk şirketlerine yeni fırsatlar sunabilir. Ancak anlaşmanın bölgesel güvenlik dengelerini değiştirmesi, özellikle Suriye ve Irak’taki gelişmeleri etkileyebilir. İran’ın ekonomik olarak rahatlaması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Kafkasya’daki politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, anlaşmanın şeffaf ve kapsayıcı olmasını, ayrıca İran’ın nükleer faaliyetlerinin tam denetime tabi tutulmasını savunuyor. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için bu tür anlaşmaların yapıcı diyalogla sürdürülmesi gerektiğini düşünüyor.