Washington'da Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy, Başkan Donald Trump'ın Surgeon General (Genel Sağlık Hizmetleri Komutanı) adayı Dr. Janette Nesheiwat'ı çocukluk çağı aşılarına ilişkin duruşu nedeniyle sert bir şekilde sorguladı. Senato Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komitesi'nde yapılan oturumda Cassidy, aşılar ile otizm arasında bilimsel bir bağlantı olmadığını vurgulayarak adayın bu konudaki görüşlerini netleştirmesini istedi. Trump yönetiminin aşı-otizm ilişkisini yeniden incelemeye yönelik girişimleri, kamu sağlığı uzmanları arasında endişe yaratmış durumda.
Adayın Aşı Dururuşu ve Senatörün Endişeleri
Dr. Janette Nesheiwat, uzun yıllar acil tıp hekimi olarak görev yapmış ve New York'ta Covid-19 salgını sırasında ön saflarda çalışmış bir isim. Ancak adayın geçmişte aşı karşıtı söylemleri destekleyen açıklamaları ve özellikle çocukluk çağı aşıları konusundaki belirsiz tutumu, Senato'daki bazı Cumhuriyetçi senatörlerin de tepkisini çekti. Senatör Cassidy, oturumda adayın "aşıların güvenliği konusunda bilimsel konsensüse bağlı olup olmadığını" sordu. Cassidy, kendisi de bir hekim olarak, aşıların otizme yol açtığı iddiasının defalarca çürütüldüğünü hatırlattı.
Nesheiwat ise sorgu karşısında, "Bilimi takip edeceğim ve aşıların güvenliği konusunda uzmanlara danışacağım" şeklinde temkinli bir yanıt verdi. Ancak adayın, daha önceki sosyal medya paylaşımlarında aşı karşıtı grupların iddialarına yer verdiği ve çocukluk aşı takvimine yönelik şüpheci ifadeler kullandığı biliniyor. Bu durum, adayın onay sürecini zora sokabilir.
Trump Yönetiminin Aşı Politikaları ve Bilimsel Konsensüs
Trump yönetimi, göreve geldiği günden bu yana çocukluk çağı aşıları ile otizm arasındaki olası bağlantıyı yeniden araştırma yönünde adımlar attı. Başkan Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda aşıların otizme neden olabileceğini ima etmiş, ancak bu iddia geniş bilimsel çevreler tarafından defalarca reddedilmişti. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve sayısız hakemli çalışma, aşılar ile otizm arasında hiçbir nedensel ilişki olmadığını kanıtlamış durumda. Buna rağmen, Trump yönetimi 2025 yılı başlarında aşı-otizm bağlantısını incelemek üzere bir komisyon kurma talimatı vermişti.
Bu komisyonun çalışmaları, kamu sağlığı uzmanları ve çocuk doktorları tarafından endişeyle karşılanmıştı. Uzmanlar, aşı tereddüdünün artmasının kızamık, kabakulak, kızamıkçık gibi önlenebilir hastalıkların yeniden yayılmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Nitekim ABD'de son yıllarda kızamık vakalarında artış gözlemlenmiş, bazı eyaletlerde aşı oranları düşmüştü.
Senato Onay Süreci ve Siyasi Yansımalar
Senato Sağlık Komitesi'ndeki oturum, Surgeon General adayının onaylanması için kritik bir adım. Cumhuriyetçi Senatör Cassidy'nin yanı sıra Demokrat senatörler de adayın aşı karşıtı görüşlere yakınlığını sorguladı. Adayın onaylanması için Senato çoğunluğunun desteği gerekiyor. Ancak Cassidy gibi etkili bir Cumhuriyetçi senatörün çekinceleri, oylamayı etkileyebilir. Beyaz Saray, adayın arkasında durduğunu açıklasa da, bazı Cumhuriyetçi senatörlerin aşı konusundaki hassasiyeti biliniyor.
Dr. Nesheiwat'ın geçmişte yaptığı açıklamalar, özellikle Covid-19 aşılarına yönelik şüpheci tutumu, görev süresi boyunca kamu sağlığı mesajlarının tutarlılığı açısından soru işaretleri yaratıyor. Surgeon General, ABD'de halk sağlığı konusunda en üst düzey sözcü olarak kabul edilir ve aşı kampanyalarının yürütülmesinde önemli rol oynar.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki aşı tartışmaları, küresel kamu sağlığı politikalarını da etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, aşı tereddüdünü son yıllarda en büyük on halk sağlığı tehdidinden biri olarak tanımlamıştı. ABD gibi küresel sağlık yardımlarında büyük pay sahibi bir ülkenin aşı konusundaki tutumu, gelişmekte olan ülkelerdeki aşı programlarını da etkileyebilir. Özellikle GAVI (Aşı İttifakı) gibi uluslararası girişimlere ABD'nin katkıları düşünüldüğünde, aşı karşıtı söylemlerin güçlenmesi küresel bağışıklama çabalarını zayıflatabilir.
Ayrıca, ABD'deki bu tartışma, diğer ülkelerdeki aşı karşıtı hareketlere de ilham kaynağı olabilir. Avrupa'da ve diğer bölgelerde aşı tereddüdü zaten artış eğilimindeydi. Trump yönetiminin aşı-otizm bağlantısını yeniden gündeme getirmesi, bu hareketleri cesaretlendirebilir. Bilimsel konsensüsün siyasi baskılarla sorgulanması, kamu sağlığına duyulan güveni sarsma riski taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki aşı tartışmaları, Türkiye'nin kamu sağlığı politikalarını doğrudan etkilemese de, küresel aşı tereddüdü dalgasının bir parçası olarak dolaylı yansımaları olabilir. Türkiye, aşı konusunda genellikle bilimsel konsensüse bağlı kalan bir ülke olsa da, sosyal medyada yayılan aşı karşıtı söylemler zaman zaman toplumda tereddüt yaratabiliyor. ABD gibi etkili bir aktörün aşı-otizm ilişkisini yeniden sorgulaması, Türkiye'deki aşı karşıtı grupların argümanlarını güçlendirebilir. Ayrıca, ABD'nin küresel sağlık yardımlarındaki olası bir zayıflama, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgedeki aşı erişimini olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, bilimsel verilere dayalı aşı politikalarını kararlılıkla sürdürmesi ve kamuoyunu doğru bilgilendirmesi kritik önem taşıyor.