ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Pazar günü yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın Rusya ile varil başına 46 dolardan dizel tedariki konusunda vardığı anlaşmanın yasa dışı olabileceğini ve Amerikan halkının güvenliğini tehlikeye atacağını belirterek, Cuma günü duyurulan düzenlemeye yönelik iki partili eleştirilere katıldı. Tillis, anlaşmanın yürürlükteki yaptırım rejimleriyle çelişebileceğini vurguladı.
Anlaşmanın arka planı ve siyasi tepkiler
Başkan Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada Rusya'nın ABD'ye dizel tedarik etmeyi kabul ettiğini duyurmuş, anlaşmanın detaylarına ilişkin henüz resmi bir belge yayımlanmamıştı. Senatör Tillis, anlaşmanın yasal dayanağının belirsiz olduğunu ve Kongre'nin bilgilendirilmediğini ifade etti. Tillis, "Eğer bu anlaşma yaptırımları delen bir nitelik taşıyorsa, sadece yasa dışı olmakla kalmaz, aynı zamanda Amerikan askerlerinin ve müttefiklerinin güvenliğini de riske atar" dedi. Açıklama, Trump'ın açıklamasının ardından Cumhuriyetçi Parti içinden gelen ilk ciddi itiraz olarak kayda geçti.
Demokrat Parti kanadından da benzer eleştiriler yükseldi. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu üyeleri, anlaşmanın Rusya'ya yönelik mevcut yaptırımlarla uyumlu olup olmadığının acilen incelenmesi çağrısında bulundu. Beyaz Saray ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Uzmanlar, anlaşmanın yürürlükteki CAATSA (Amerika'nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Anlaşma, ABD-Rusya ilişkilerinde son yılların en tartışmalı adımlarından biri olarak görülüyor. Rusya'nın dizel ihracatı, Batı'nın Ukrayna savaşı nedeniyle uyguladığı yaptırımlar sonrası büyük ölçüde Asya ve Türkiye gibi ülkelere yönelmişti. ABD'nin doğrudan Rus dizel ithal etmesi, hem NATO müttefikleri hem de enerji piyasaları açısından soru işaretleri yaratabilir. Enerji analistleri, anlaşmanın küresel dizel fiyatlarını kısa vadede düşürebileceğini, ancak uzun vadede yaptırım rejiminin etkinliğini zayıflatabileceğini öngörüyor.
Avrupa Birliği yetkilileri, konuya ilişkin olarak ABD'den açıklama beklediklerini ve yaptırımlardan kaçınma girişimlerine karşı ortak tutumlarının sürdüğünü bildirdi. Rusya tarafından ise anlaşmaya dair henüz resmi bir doğrulama gelmedi. Uzmanlar, Trump yönetiminin Rusya ile enerji ticaretini normalleştirme çabasının, Kongre'deki iki partili muhalefetle karşılaşacağını ve yasal incelemelerin başlayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya'dan önemli miktarda dizel ve diğer petrol ürünleri ithal eden bir ülke olarak, ABD'nin Rus dizel anlaşmasını yakından takip ediyor. Eğer ABD, yaptırımları delen bir anlaşma yaparsa, bu durum Türkiye'nin Rusya ile enerji ticaretine yönelik Batı eleştirilerini zayıflatabilir. Ayrıca, anlaşmanın yasa dışı ilan edilmesi halinde küresel dizel arzında yaşanabilecek dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini etkileyebilir. Türkiye, denge politikası çerçevesinde hem Rusya hem ABD ile ilişkilerini korumaya çalışırken, olası yaptırım risklerine karşı tedbir almak durumunda kalabilir.