Partizan olmayan Cook Political Report (CPR), 6 Şubat 2025 Perşembe günü yayımladığı güncellemede, yedi Temsilciler Meclisi sandalyesinin Demokrat Parti lehine kaydığını duyurdu. Azınlık partisi, Kasım 2026 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü yeniden ele geçirmeyi hedefliyor. CPR'nin Meclis editörü Erin Covey, değişikliklerin nedenini "yeniden bölgelendirme etkileri ve aday kalitesi farklılıkları" olarak açıkladı. Karar, Demokratların 2024 seçimlerinde Meclis çoğunluğunu kaybetmesinin ardından geldi. Analistler, bu kaymanın seçim dinamiklerini önemli ölçüde değiştirebileceğini belirtiyor.
Yeniden Bölgelendirme ve Aday Faktörü
CPR'nin değerlendirmesine göre, Cumhuriyetçi Parti'nin ulusal çapta yeniden bölgelendirme çalışmalarından fayda sağladığı ancak bazı bölgelerde bu avantajın azaldığı görülüyor. Özellikle Kaliforniya, New York ve Illinois gibi eyaletlerde yapılan seçim çevresi düzenlemeleri, Demokrat adayların rekabet gücünü artırdı. Covey, "Cumhuriyetçiler, yeniden bölgelendirme sayesinde başlangıçta avantajlıydı ancak bazı bölgelerde demografik değişimler ve aday profilleri bu avantajı törpüledi" dedi. Yedi sandalyenin dördü şu anda Cumhuriyetçi kontrolünde bulunurken, üçü daha önce Demokratlara aitti ancak son seçimlerde kaybedilmişti.
Küresel Seçim Dinamiklerine Etkisi
ABD'deki bu değişim, küresel siyasette de yankı uyandırdı. Avrupa ve Asya'daki analistler, Demokratların Meclis'i geri alması durumunda ABD'nin dış politika önceliklerinin değişebileceğini belirtiyor. Özellikle ticaret, iklim değişikliği ve NATO konularında daha ılımlı bir yaklaşım bekleniyor. Bununla birlikte, Cumhuriyetçilerin Senato'da çoğunluğu koruması halinde yasama sürecinde kilitlenmeler yaşanabileceği ifade ediliyor. Son anketler, Demokratların ulusal desteğinin %46 seviyelerinde olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Temsilciler Meclisi'ndeki güç dengesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde belirleyici olabilir. Demokratların Meclis'i kazanması, özellikle F-16 satışı ve Suriye politikası gibi konularda Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ancak kongredeki denge, yürütme organının dış politika kararlarını da etkileyecektir. Ayrıca, seçim sonuçlarının NATO dayanışmasına yansımaları, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından takip edilmelidir. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerde de kongre kompozisyonu kritik rol oynayabilir.