New York'ta bir savcı, Cornell Üniversitesi'ndeki bir kardeşlik derneğinde (fraternity) toplu tecavüz iddialarına ilişkin soruşturmayı yeniden açtı. Bu karar, üniversite bünyesindeki bir görev gücünün, kız öğrencilerin yüzde 35'inin cinsel saldırıya uğradığını bildirdiğini açıklamasının hemen ardından geldi. Söz konusu soruşturma, iddiaları görmezden geldiği öne sürülen üniversite yönetimine karşı açılan bir dava üzerine yeniden başlatıldı.
Görev Gücü Raporu ve Çarpıcı Veriler
Cornell Üniversitesi'nde cinsel saldırı ve taciz iddialarını incelemek üzere oluşturulan görev gücü, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara yer verdi. Rapora göre, üniversitedeki kız öğrencilerin yüzde 35'i, öğrenim hayatları boyunca en az bir kez cinsel saldırıya maruz kaldıklarını bildirdi. Bu oran, ülke genelindeki üniversitelerde yapılan benzer araştırmalarda ortaya çıkan istatistiklerin üzerinde. Görev gücü, ayrıca, cinsel saldırı vakalarının büyük bir kısmının kardeşlik dernekleri ve spor takımları gibi erkek egemen ortamlarda gerçekleştiğini vurguladı.
Raporda, üniversite yönetiminin cinsel saldırı şikayetlerini ele alma biçiminin de eleştirildiği görülüyor. Öğrencilerin, şikayet süreçlerinde yeterince desteklenmediği, hatta bazı durumlarda suçlayıcı bir tutumla karşılaştıkları belirtiliyor. Görev gücü, üniversiteye, cinsel saldırı önleme ve müdahale programlarının güçlendirilmesi, şikayet mekanizmalarının şeffaflaştırılması ve mağdurlara yönelik psikolojik destek hizmetlerinin artırılması çağrısında bulundu.
Savcılık Soruşturması Yeniden Açıldı
New York savcılığı, Cornell Üniversitesi'ndeki bir kardeşlik derneğinde 2022 yılında meydana geldiği iddia edilen toplu tecavüz olayına ilişkin soruşturmayı yeniden açtı. İddiaya göre, bir kız öğrenci, üniversitenin tanınmış kardeşlik derneklerinden birinin düzenlediği partide birden fazla erkek öğrenci tarafından cinsel saldırıya uğradı. Olaydan sonra üniversite yönetimi ve yerel polis, iddiaları yeterince araştırmadığı gerekçesiyle eleştirilmişti. Mağdur olduğu öne sürülen öğrenci, üniversiteye karşı dava açtı. Dava dilekçesinde, üniversitenin cinsel saldırıyı önleme konusunda ihmalkar davrandığı ve olay sonrasında mağduru korumadığı ifade edildi.
Savcılık sözcüsü, yeni deliller ve tanık ifadeleri ışığında soruşturmanın yeniden açıldığını doğruladı. Soruşturmanın kapsamının genişletilebileceği ve başka kardeşlik derneklerinin de mercek altına alınabileceği belirtiliyor. Üniversite yönetimi ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, savcılık soruşturmasına tam destek vereceklerini ve kendi iç soruşturmalarını da sürdüreceklerini bildirdi. Ancak görev gücü raporu, üniversitenin bugüne kadar cinsel saldırı konusunda yeterli adımlar atmadığını ortaya koyuyor.
Kampüste Artan Tepkiler ve Ulusal Yansımalar
Olay, Cornell kampüsünde büyük yankı uyandırdı. Öğrenci grupları, üniversite yönetimini cinsel saldırılara karşı gerçek anlamda mücadele etmemekle suçluyor. Kampüste düzenlenen protesto gösterilerinde, mağdurların seslerinin duyulması ve faillerin hesap vermesi talep edildi. Bazı öğrenci örgütleri, kardeşlik derneklerinin denetlenmesi ve cinsel saldırı eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi için imza kampanyaları başlattı.
Cornell'deki bu gelişme, ABD genelinde üniversitelerde cinsel saldırı sorununun ne kadar yaygın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Son yıllarda birçok üniversitede benzer skandallar patlak verdi ve federal yetkililer, üniversitelerin cinsel saldırı vakalarını ele alma yükümlülüklerini sıkılaştıran düzenlemeler yapmak zorunda kaldı. Eğitim Bakanlığı, cinsel saldırı şikayetlerini usulüne uygun incelemeyen üniversitelere yaptırım uygulayabileceğini açıkladı. Cornell davası, üniversitelerin sorumluluklarını yerine getirip getirmediği tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Uzmanlar, cinsel saldırı vakalarının bildirilme oranının düşük olduğunu, birçok mağdurun damgalanma korkusuyla şikayetçi olmaktan çekindiğini belirtiyor. Görev gücü raporundaki yüzde 35'lik oranın, gerçekte daha yüksek olabileceği ifade ediliyor. Cornell yönetiminin, bu krizi nasıl yöneteceği ve öğrencilerin güvenini yeniden nasıl tesis edeceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cornell Üniversitesi'ndeki cinsel saldırı skandalı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel ölçekte kadına yönelik şiddet ve üniversitelerdeki cinsel saldırı sorununa işaret ediyor. Türkiye'de de üniversitelerde benzer vakalar yaşanmakta ve kadın öğrenciler cinsel saldırıya karşı korunma konusunda yetersizlikler olduğunu dile getirmekte. ABD'deki bu dava, üniversite yönetimlerinin sorumluluklarını sorgulatması ve mağdurların ses çıkarması açısından evrensel bir ders niteliğinde. Türkiye'deki üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları, cinsel saldırıyı önleme ve mağdurları destekleme konusunda benzer adımlar atılması için bu tür gelişmeleri takip edebilir. Ayrıca, ABD'deki yasal süreçler, uluslararası alanda kadın hakları savunuculuğu için bir referans oluşturabilir.