Colorado eyaletinde geçtiğimiz hafta meydana gelen orman yangınları sırasında üç itfaiyecinin hayatını kaybetmesi, ABD yönetiminin uyguladığı yangın politikasını yeniden tartışmaya açtı. Olay, Başkan Donald Trump'ın yeni yangınları tamamen söndürmeye yönelik 'full suppression' stratejisinin, onlarca yıldır süregelen kontrollü yakma ve yangını doğal bir araç olarak kullanma eğiliminden keskin bir sapma olduğunu gözler önüne seriyor. Bu politika değişikliği, hem itfaiyecilerin güvenliği hem de orman ekosistemlerinin sağlığı açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, göreve geldiğinden bu yana orman yangınlarıyla mücadelede 'tam baskılama' yaklaşımını benimsedi. Bu strateji, yangınların çıktıkları anda tamamen söndürülmesini hedefliyor. Oysa yangın ekolojisi uzmanları, ormanlarda biriken kuru bitki örtüsünü temizlemek ve ekosistemi canlandırmak için kontrollü yakmaların gerekli olduğunu savunuyor. Önceki dönemlerde uygulanan kontrollü yakma politikası, büyük yangınların şiddetini azaltıyor ve itfaiyecilere daha güvenli çalışma koşulları sağlıyordu. Colorado'daki olayda, tam baskılama çabaları sırasında itfaiyecilerin ani rüzgar değişimlerine maruz kaldığı ve hızla büyüyen alevler arasında mahsur kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür önlenebilir ölümlerin arttığını ve politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu politika tartışması, küresel iklim değişikliği bağlamında önem kazanıyor. Artan sıcaklıklar ve kuraklık, orman yangınlarının sıklığını ve şiddetini artırıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde yangın sezonları uzuyor ve yangınların kontrol altına alınması güçleşiyor. Trump yönetiminin tam baskılama politikası, kısa vadede yangınları durdursa da uzun vadede daha büyük ve yıkıcı yangınlara zemin hazırlıyor. Özellikle Akdeniz ülkeleri, Avustralya ve Amazon bölgesi benzer tehditlerle karşı karşıya. Uzmanlar, kontrollü yakmanın yanı sıra orman yönetimi ve toplum bilinci gibi entegre yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle orman yangınlarına karşı yüksek risk taşıyor. 2021 yazında yaşanan büyük yangınlar, ülkenin yangınla mücadele kapasitesini ve politikalarını sorgulatmıştı. ABD'deki bu politika tartışması, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Kontrollü yakma ve yangın yönetiminde uzun vadeli planlamanın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkmak için uluslararası iş birliğinin gerekliliği vurgulanıyor. Türkiye'nin, yangın politikalarında bilimsel yaklaşımları benimsemesi ve ABD'deki bu tartışmayı yakından takip etmesi, gelecekteki olası felaketlerin önlenmesine katkı sağlayabilir.