ABD yönetimi, geçtiğimiz Çarşamba günü Venezuela'da meydana gelen ve en az 10 kişinin ölümüne yol açan iki büyük depremden sadece saatler önce en az 146 Venezuela vatandaşını sınır dışı ederek ülkelerine gönderdi. Sınır dışı edilenlerin büyük bir kısmından henüz haber alınamazken, aile fertleri ve insan hakları örgütleri, söz konusu kişilerin akıbeti konusunda endişelerini dile getiriyor. Venezuela yetkilileri, depremlerin ardından bölgede arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ancak sınır dışı edilenlerin isimlerinin henüz resmi kayıtlara yansımadığını belirtiyor.
Sınır dışı operasyonu ve depremlerin zamanlaması
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE), geçtiğimiz hafta düzenlediği geniş çaplı bir operasyonla Venezuela uyruklu 146 kişiyi toplu halde sınır dışı etti. Söz konusu kişilerin ABD'de yasal statüye sahip olmadıkları ve mahkeme kararları doğrultusunda ülkelerine iade edildikleri açıklandı. Ancak operasyonun, Venezuela'nın kuzey kıyılarını vuran 6,8 ve 6,0 büyüklüğündeki iki depremle neredeyse aynı anda gerçekleşmesi dikkatleri üzerine çekti. Depremler, başkent Caracas başta olmak üzere birçok kentte yıkıma neden olurken, en az 10 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM), sınır dışı edilenlerin deprem bölgesine gönderilmesinin insani açıdan kabul edilemez olduğunu belirtti. Örgütler, bu kişilerin depremin hemen ardından enkaz altında kalma veya temel ihtiyaçlara erişememe riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Aile bireyleri, sosyal medya üzerinden yakınlarından haber alamadıklarını duyururken, bazıları ABD'deki akrabalarına ulaşarak onların deprem bölgesinde kaybolduğunu bildirdi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro yönetimi, ABD'yi insanlık dışı bir uygulamayla suçlayarak, sınır dışı edilenlerin güvenliğinden Washington'u sorumlu tuttu. Maduro, yaptığı ulusal televizyon konuşmasında, "ABD, bu insanları ölüme terk etti. Deprem olacağını biliyorlardı ve yine de gönderdiler" ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise sınır dışı işlemlerinin rutin olduğunu ve depremlerin önceden tahmin edilemediğini savundu. Ancak Başkan Joe Biden yönetimi, artan göç karşıtı söylemler nedeniyle sınır dışı sayılarını artırma politikası izliyor.
Latin Amerika ülkelerinden de tepkiler geliyor. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, ABD'nin sınır dışı politikalarının bölgede insani krizi derinleştirdiğini söylerken, Meksika Dışişleri Bakanlığı konunun takipçisi olacağını duyurdu. İnsan hakları örgütleri, sınır dışı edilenlerin depremzede statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini ve uluslararası hukuka göre bu kişilerin geçici koruma altına alınması gerektiğini kaydetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, insani krizlerde uluslararası topluma yardım eli uzatan bir ülke olarak, bu tür uygulamaların mağduriyet yarattığını sıkça vurgulamaktadır. ABD'nin Venezuela uyrukluları deprem riskine rağmen sınır dışı etmesi, uluslararası hukuk ve insan hakları bağlamında tartışmalara yol açıyor. Türkiye'nin de benzer şekilde Suriyeli ve diğer göçmenlere yönelik politikaları, bu tür olaylarla karşılaştırılabilir. Türkiye, göçmenlerin güvenliğini ön planda tutan bir yaklaşım benimsediği için, bu gelişme Ankara'nın insani diplomasi söylemini güçlendirebilir. Ayrıca, Venezuela ile dostane ilişkileri bulunan Türkiye'nin, kriz bölgesine insani yardım göndermesi veya arabuluculuk yapması gündeme gelebilir.