Hindistan'ın önde gelen yaban hayatı koruma biyologlarından ve birçok uluslararası ödülün sahibi Dr. Krithi Karanth, FRANCE 24'e verdiği röportajda çocukluk tutkusunun nasıl ömür boyu sürecek bir bağlılığa dönüştüğünü anlattı. Karanth, babasının onu henüz bir yaşındayken ormanlara götürmeye başladığını ve 17 yıl boyunca doğaya olan sevgisini beslediğini belirtti. Şimdi ise kendisi, nesli tükenmekte olan türleri korumak ve insan-yaban hayatı çatışmasını azaltmak için çalışan bir koruma uzmanı olarak tanınıyor.
Bir Babanın Mirası: Ormanın İçinde Büyüyen Bir Bilim İnsanı
Krithi Karanth, babası ünlü yaban hayatı biyoloğu Dr. Ullas Karanth'in kendisine doğayı sevdirmekle kalmayıp, aynı zamanda bilimsel merakı da aşıladığını söylüyor. "Babamla her hafta sonu ormana giderdik; o bana ağaçları, kuşları, böcekleri tanıtırdı. Bu, sadece bir hobi değil, bir yaşam biçimiydi" diyor Karanth. Bu erken yaşta başlayan deneyimler, onun daha sonra Yale Üniversitesi'nde çevre bilimi okumasına ve Duke Üniversitesi'nde doktora yapmasına zemin hazırladı. Bugün, Hindistan'ın Bangalore kentindeki Çevre ve Sürdürülebilirlik Merkezi'nde (Centre for Environment and Sustainability) araştırma direktörü olarak görev yapıyor.
Karanth'in çalışmaları özellikle kaplan, fil ve leopar gibi büyük memelilerin korunmasına odaklanıyor. İnsan nüfusunun hızla arttığı bölgelerde, bu hayvanlarla yaşanan çatışmaların çözümü için topluluk temelli projeler geliştiriyor. "İnsanların geçim kaynaklarını korumadan yaban hayatını koruyamazsınız" diyen Karanth, bu anlayışla çiftçilere tazminat ödemeleri ve uyarı sistemleri kurulması gibi somut adımlar atılmasını sağlıyor.
Karanth, kariyeri boyunca birçok ödül kazandı: 2016'da Rolex Ödülü, 2017'de WINGS Dünya Kadın Yaratıcılık Ödülü ve 2020'de BBC 100 Kadın listesinde yer almak bunlardan sadece birkaçı. Tüm bu başarıların temelinde, babasının ona aşıladığı sarsılmaz doğa sevgisi yatıyor.
Küresel Bir Mücadele: İklim Değişikliği ve Yaban Hayatının Geleceği
Krithi Karanth, yalnızca Hindistan'da değil, küresel ölçekte de yaban hayatı koruma çalışmalarının önemine dikkat çekiyor. Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte, türlerin yaşam alanlarının daraldığını ve insan-yaban hayatı çatışmalarının arttığını belirtiyor. "Küresel sıcaklıklar yükseldikçe, hayvanlar daha yüksek rakımlara veya daha serin bölgelere göç ediyor. Bu da onları insan yerleşimlerine daha yakın hale getiriyor" diyor.
Karanth, çözüm için uluslararası işbirliğinin şart olduğunu vurguluyor. Özellikle Asya ve Afrika'daki koruma alanlarının yönetimi konusunda ülkeler arasında bilgi paylaşımının artırılması gerektiğini söylüyor. Kendisi, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) gibi kuruluşlarla da çalışarak, politika yapıcıları bilimsel verilerle donatmaya çabalıyor. "Yaban hayatını korumak sadece bir ülkenin sorunu değil; bu, tüm insanlığın ortak mirası" ifadelerini kullanıyor.
Karanth'in son projesi, "Wild Seve" adlı bir program. Bu program, çiftçilere yaban hayatı kaynaklı zararlar için anında tazminat ödenmesini sağlıyor ve böylece misilleme amaçlı öldürmelerin önüne geçiyor. Program şimdiye kadar 4.000'den fazla çiftçiye ulaştı ve çatışmaları önemli ölçüde azalttı. Karanth, bu tür yenilikçi yaklaşımların dünyanın dört bir yanında uygulanabileceğine inanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Krithi Karanth'in çalışmaları, Türkiye gibi biyolojik çeşitliliğin yüksek olduğu ülkeler için önemli dersler sunuyor. Türkiye'de de Anadolu parsı, boz ayı ve yaban keçisi gibi türlerle insan yerleşimleri arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. Karanth'in geliştirdiği tazminat ve erken uyarı modelleri, Türkiye'deki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından pilot bölgelerde uygulanabilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin Akdeniz havzasındaki etkileri göz önüne alındığında, uluslararası koruma ağlarına Türkiye'nin daha aktif katılımı, hem türlerin korunmasına hem de eko-turizm potansiyelinin artırılmasına katkı sağlayabilir.