Rotavirüs, küçük çocuklarda ciddi ishal ve kusmaya yol açabilen yaygın bir enfeksiyon etkeni olarak biliniyor. Ancak ABD genelinde aşılama sayesinde vakalar büyük ölçüde azalırken, ülkenin güney bölgelerinde dolaşan virüsün yeni varyantlarına bağlı olarak hastalık oranlarında artış gözleniyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) son verileri, özellikle beş yaş altı çocuklarda rotavirüs kaynaklı acil servis başvurularında düşüş eğilimi olduğunu, ancak Güney eyaletlerinde bu eğilimin tersine döndüğünü ortaya koydu. Peki, rotavirüs belirtileri neler, test süreci nasıl işliyor ve aşı ne kadar etkili? İşte bilinmesi gerekenler.
Rotavirüs nedir ve nasıl bulaşır?
Rotavirüs, özellikle bebekler ve küçük çocuklarda ağır gastroenterite (mide ve bağırsak iltihabı) neden olan oldukça bulaşıcı bir virüstür. Dışkı-ağız yoluyla yayılır; enfekte bir kişinin dışkısıyla kontamine olmuş eller, oyuncaklar, yüzeyler veya gıdalar aracılığıyla kolaylıkla bulaşabilir. Belirtiler arasında şiddetli sulu ishal, kusma, ateş ve karın ağrısı yer alır. Çoğu çocuk bir hafta içinde kendi kendine iyileşse de, ciddi vakalarda dehidratasyon (susuz kalma) hayati risk oluşturabilir.
ABD’de 2006 yılında rotavirüs aşısının kullanıma girmesiyle birlikte hastaneye yatış oranlarında %80’den fazla düşüş kaydedildi. Ancak CDC’nin Morbidity and Mortality Weekly Report (MMWR) dergisinde yayımlanan son çalışmaya göre, 2019-2023 döneminde beş yaş altı çocuklarda rotavirüs test pozitifliği Güney bölgesinde %19,7’den %33,8’e yükseldi. Buna karşılık, ülke genelinde pozitiflik oranı %16,4’ten %25’e geriledi. Araştırmacılar bu bölgesel farklılığı, virüsün genetik yapısının değişmesine ve aşı kapsamındaki eksikliklere bağlıyor.
Testler ve aşı neden önemli?
Rotavirüs tanısı genellikle dışkı örneğinde antijen tespitiyle konur. Özellikle hastane başvurularında hızlı testler kullanılır. Ancak benzer belirtilere neden olan norovirüs gibi diğer virüslerle karıştırılmaması için dikkatli olunmalıdır. CDC, bebeklerin 2, 4 ve 6 aylıkken olmak üzere üç doz oral rotavirüs aşısı (Rotarix veya RotaTeq) ile aşılanmasını önermektedir. Aşı, şiddetli vakaları ve hastaneye yatışları önlemede yüksek etkililiğe sahiptir. Ancak aşılama oranları düşük olduğunda, virüs dolaşımda kalmaya devam edebilir ve aşının tam koruma sağlayamadığı durumlarda yeni varyantlar ortaya çıkabilir.
Son yıllarda, özellikle Güney ABD’de, aşılama oranlarının ulusal ortalamanın altında seyretmesi endişe yaratmaktadır. Mississippi, Alabama, Louisiana gibi eyaletlerde bebek aşılama oranı %60’ın altına düşmüş durumda. Uzmanlar, bu bölgelerde kalıcı bağışıklık sağlanamaması nedeniyle virüsün daha kolay yayıldığını ve genetik çeşitliliğin arttığını vurguluyor. CDC’nin yayımladığı bir başka çalışmada, günümüzde dolaşan rotavirüs suşlarının %70’inin aşının kapsamadığı genotiplere ait olduğu tespit edildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rotavirüs, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de çocuklarda ağır gastroenteritlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Türkiye’de rotavirüs aşısı, Sağlık Bakanlığı’nın genişletilmiş bağışıklama programında yer almamakla birlikte özel sektörde uygulanmaktadır. ABD verilerinde görülen bölgesel dalgalanmalar, aşılama oranları ve virüs varyasyonlarının enfeksiyon dinamikleri üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemlidir. Türkiye’de de benzer bir tablo yaşanmaması için aşılama oranlarının artırılması ve dolaşımdaki suşların sürekli takibi gerekmektedir. Ayrıca, mevsimsel gastroenterit salgınları sırasında rotavirüs testlerinin yaygınlaştırılması, doğru tanı ve tedavi için kritik öneme sahiptir.