Hindistan'ın çeşitli eyaletlerinde haftalardır devam eden Ortak Sınavlar Protokolü (CJP) protestoları, Başbakan Narendra Modi hükümetini zor durumda bırakıyor. Mart ayında tıp ve mühendislik gibi kritik alanlara girişte kullanılan ulusal sınavlardaki soru kağıtlarının sızmasıyla başlayan eylemler, kısa sürede yıllardır görülmemiş bir öğrenci hareketine dönüştü. Yüz binlerce genç, sokaklara dökülerek adil sınav sistemi talebinde bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Hindistan'da her yıl milyonlarca öğrenci, devlet üniversitelerine ve meslek okullarına girebilmek için CJP kapsamındaki merkezi sınavlara katılıyor. Ancak bu yıl, özellikle Uttar Pradeş ve Bihar eyaletlerinde soru kağıtlarının sınavdan önce sosyal medyada yayılması, büyük bir skandala yol açtı. Yetkililer soruşturma başlatırken, öğrenci dernekleri hükümeti sistemik ihmalle suçladı.
Protestolar kısa sürede sadece sınav güvenliği değil, aynı zamanda işsizlik, yoksulluk ve gençlere yönelik vaatlerin tutulmaması gibi daha geniş talepleri de kapsar hale geldi. Modi hükümetinin 'Genç Hindistan' vizyonuna rağmen, ülkede 15-29 yaş arası işsizlik oranı yüzde 20'nin üzerinde seyrediyor. Üniversite mezunlarının dahi iş bulmakta zorlandığı bir ortamda, sınav skandalı bardağı taşıran son damla oldu.
Eylemler, özellikle sosyal medya üzerinden örgütleniyor. #CJPProtest ve #ModiGoBack hashtag'leri günlerce trend olurken, gençler yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı birleşiyor. Polisin bazı eyaletlerde sert müdahalesi ise tansiyonu daha da yükseltti.
Bölgesel veya küresel boyut
CJP protestoları, sadece Hindistan'ın iç siyasetini değil, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Güney Asya'nın en büyük demokrasisi olan Hindistan'da geniş çaplı bir gençlik hareketi, Modi'nin 2024 genel seçimleri öncesinde otoritesini sarsıyor. Muhalefet partileri, protestoları hükümetin başarısızlığının bir kanıtı olarak kullanırken, bazı analistler bu durumun Hindistan'ın yatırım ortamını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Küresel ölçekte ise, gelişmekte olan ülkelerde genç nüfusun artan hoşnutsuzluğu dikkat çekiyor. Banglades, Pakistan ve Sri Lanka'da da benzer işsizlik ve eğitim krizleri yaşanıyor. Hindistan'daki protestolar, bu ülkelerdeki gençlik hareketlerine ilham kaynağı olabilir. Ayrıca, ABD ve Avrupa'nın Hint-Pasifik stratejileri kapsamında Hindistan'ı istikrarlı bir ortak olarak görmesi, bu tür iç çalkantıların bölgesel ittifakları da etkileyebileceği anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki CJP protestoları doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, benzer dinamikler taşıyor. Türkiye'de de genç işsizliği ve eğitim sistemine güvensizlik önemli sorunlar. Hindistan'daki kitlesel öğrenci hareketleri, otoriter eğilimli hükümetlerin gençlik taleplerini görmezden gelmesinin uzun vadede siyasi istikrarsızlığa yol açabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin güçlü bir orta sınıf ve eğitimli genç nüfusa sahip olması, bu tür hareketlerin burada da filizlenme potansiyelini artırıyor. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler göz önüne alındığında, Hindistan'daki istikrarsızlık bölgesel tedarik zincirlerini etkileyebilir.