İngiltere merkezli mesleki eğitim kurumu City & Guilds, geçtiğimiz yıl satın aldığı PeopleCert şirketinin 22 milyon sterlinlik tasarruf hedefi kapsamında planladığı yaklaşık 400 kişilik toplu işten çıkarma ve yüzlerce İngiltere pozisyonunun Yunanistan'a kaydırılması planını iptal etti. Şirket, sendikaların yoğun baskısı ve kamuoyunda oluşan tepkiler sonucunda geri adım attı.
Gelişmenin arka planı
Geçen yıl City & Guilds tarafından satın alınan PeopleCert, maliyetleri düşürmek amacıyla yaklaşık 400 çalışanın işten çıkarılmasını ve bu işlerin önemli bir kısmının Yunanistan'daki bir merkeze kaydırılmasını öngören bir yeniden yapılandırma planı açıklamıştı. Plan, Birleşik Krallık'ta büyük tartışmalara yol açtı; sendikalar, iş kayıplarının yerel ekonomiye ve çalışanların haklarına zarar vereceğini savundu.
City & Guilds, 140 yılı aşkın geçmişiyle Birleşik Krallık'ın en köklü mesleki eğitim kuruluşlarından biri. Şirket, her yıl yüz binlerce kişiye mesleki yeterlilik sertifikası veriyor. PeopleCert ise Yunanistan merkezli bir sınav ve sertifikasyon şirketi. İki şirketin birleşmesiyle birlikte operasyonel verimlilik sağlanması hedefleniyordu.
Sendikalar, planın iptal edilmesini 'büyük bir zafer' olarak nitelendirdi. İşçi sendikası Unite'in genel sekreteri Sharon Graham, 'Bu karar, işçilerin sesini duyurmasının ve sendikal mücadelenin önemini bir kez daha ortaya koydu' dedi. Diğer sendika temsilcileri de benzer ifadeler kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, küreselleşme ve offshoring (işleri yurtdışına kaydırma) tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle gelişmiş ülkelerde, şirketlerin maliyetleri düşürmek için işleri düşük maaşlı ülkelere kaydırması, son yıllarda sosyal ve politik bir sorun haline gelmişti. Birleşik Krallık'ta Brexit sonrası dönemde offshoring uygulamalarına karşı hassasiyet arttı. Hükümet, yerel istihdamı korumak için çeşitli teşvikler sunsa da, şirketler küresel rekabet baskısıyla işleri yurtdışına taşımaya devam ediyor.
City & Guilds'in kararı, diğer şirketler için de bir emsal teşkil edebilir. Sendikaların güçlü olduğu sektörlerde benzer planların başarısız olma olasılığı yüksek. Ayrıca, bu tür kararlar şirketlerin itibarını da etkiliyor; tüketiciler ve müşteriler, yerel istihdama öncelik veren markaları tercih ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer offshoring tartışmaları yaşanıyor. Özellikle çağrı merkezleri ve teknoloji şirketleri, işleri daha düşük maliyetli ülkelere kaydırma eğiliminde. Bu haber, Türkiye'deki işçi sendikalarının mücadelesi ve yerel istihdamın korunması açısından örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin coğrafi konumu ve genç nüfusu, offshoring için cazip bir hedef olmasını sağlıyor; ancak bu tür uygulamaların sosyal ve ekonomik etkileri dikkatle değerlendirilmeli. Küresel işgücü piyasasındaki bu hareketlilik, Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü ve işsizlik oranlarını doğrudan etkileyebilir.