Citigroup Inc. stratejisti Beata Manthey, Avrupa'da ekonomik sağlığa bağlı hisse senetlerinin zorlu bir dönemin ardından cazip bir giriş noktası sunduğunu, iyileşen veriler ve politika desteğinin bölgenin en çok etkilenen sektörlerinde en kötünün geride kalmış olabileceğini gösterdiğini söyledi. Manthey'in değerlendirmesi, Avrupa piyasalarında döngüsel hisselere yönelik artan iyimserliğe işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Avrupa ekonomisi, son iki yılda enerji krizi, yüksek enflasyon ve agresif para politikası sıkılaştırmasıyla mücadele etti. Özellikle imalat, otomotiv, kimya ve inşaat gibi döngüsel sektörler, talep zayıflığı ve maliyet artışları nedeniyle ciddi değer kayıpları yaşadı. Ancak son dönemde açıklanan veriler, ekonomik aktivitede dip noktasının görülmüş olabileceğine dair sinyaller veriyor. Euro Bölgesi'nde imalat PMI endeksi kademeli olarak toparlanırken, enflasyonda da yavaşlama eğilimi belirginleşti. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığına dair beklentiler, risk iştahını destekliyor. Ayrıca Çin ekonomisindeki toparlanma sinyalleri, Avrupa'nın ihracat odaklı sektörleri için önemli bir talep kaynağı olabilir. Manthey'in analizi, bu makroekonomik arka planda döngüsel hisselerin iskontolu değerlemelerinin cazip bir fırsat yarattığını vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa hisse senetleri, küresel piyasalarda uzun süredir ABD'ye kıyasla düşük performans gösteriyor. Manthey'in değerlendirmesi, Avrupa'ya yönelik portföy tahsislerinin artabileceği yönünde bir sinyal olarak yorumlanabilir. Döngüsel hisseler, ekonomik toparlanmaya en duyarlı kesim olduğundan, bu tür bir dönüş sinyali küresel yatırımcılar için önem taşıyor. Öte yandan, jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve Çin'deki emlak krizi gibi faktörler hâlâ aşağı yönlü riskler oluşturuyor. Citi'nin görüşü, diğer yatırım bankalarının da benzer bir iyimserliğe kapılması durumunda Avrupa borsalarında geniş tabanlı bir ralli başlatabilir. Ancak sürdürülebilirlik, veri akışının istikrarlı bir şekilde iyileşmesine ve ECB'nin politikasında yumuşamaya gitmesine bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa ekonomisindeki toparlanma sinyalleri, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan AB ile ilişkileri açısından kritik önem taşıyor. Avrupa'daki döngüsel sektörlerde canlanma, Türkiye'nin imalat ihracatını doğrudan artırabilir; otomotiv, tekstil ve beyaz eşya gibi sektörlerde siparişlerin güçlenmesi beklenir. Ayrıca Avrupa borsalarındaki iyimserlik, küresel risk iştahını besleyerek gelişmekte olan piyasalara, dolayısıyla Türkiye'ye sermaye akışını destekleyebilir. Ancak TL'deki değer kaybı ve yüksek enflasyon, bu olumlu etkiyi sınırlayabilir. Yine de ihracat artışı, cari açığın daralmasına katkı sağlayabilir.