Çin'de gençler, yoğun akademik baskı ve gelecek kaygısı nedeniyle 'gerçeklikten kaçma' amacıyla reçeteli ilaçlara yöneliyor. BBC'ye konuşan bir genç, sınavlarda başarısız olma korkusunun kendisini bu ilaçları kullanmaya ittiğini söyledi. Uzmanlar, bu durumun gençler arasında giderek yaygınlaşan bir 'kaçış' yöntemi haline geldiğini ve ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirtiyor.
Başarı baskısı ve 'uyuşturucu' etkisi
Çin'in büyük şehirlerindeki liselerde ve üniversitelerde öğrenciler, özellikle 'gaokao' olarak bilinen üniversite giriş sınavı öncesinde yoğun bir baskı altında. Bu baskı, bazı gençleri sakinleştirici ve antidepresan gibi reçeteli ilaçları doktor onayı olmadan kullanmaya itiyor. BBC'nin haberine göre, öğrenciler bu ilaçları 'zihni uyuşturma' ve 'kaygıyı azaltma' amacıyla kullanıyor.
Haberde adı açıklanmayan 17 yaşındaki bir öğrenci, 'Sınavda başarısız olursam ailemi hayal kırıklığına uğratacağımı düşünüyordum. Bu yüzden sakinleştirici almaya başladım. İlk başta sadece uyumak için kullanıyordum, sonra gündüzleri de almaya başladım çünkü gerçeklikten kaçmak istiyordum' dedi. Öğrenci, ilaçların etkisiyle ders çalışmaya odaklanamadığını ve notlarının daha da düştüğünü itiraf etti.
Uzmanlar, bu durumun yalnızca akademik başarıyla ilgili olmadığını, aynı zamanda sosyal medya ve aile baskısının da etkili olduğunu vurguluyor. Çin'de 'iç huzuru' ve 'başarı' kavramlarının gençleri psikolojik olarak zorladığı, bu nedenle kimyasal maddelere yönelimin arttığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu eğilim yalnızca Çin'e özgü değil; Güney Kore, Japonya ve Hindistan gibi Asya ülkelerinde de benzer akademik baskı kaynaklı madde kullanımı artıyor. Özellikle Güney Kore'de 'hakwon' kültürü ve Japonya'da 'karoshi' (aşırı çalışmaya bağlı ölüm) gibi kavramlar, bu bölgedeki gençlerin ruh sağlığını tehdit ediyor.
Çin hükümeti, son yıllarda gençlerin ruh sağlığına yönelik farkındalık kampanyaları başlattı ve okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerini yaygınlaştırdı. Ancak uzmanlar, bu çabaların yetersiz olduğunu ve köklü bir zihniyet değişikliği gerektiğini söylüyor. Reçeteli ilaçların internet üzerinden kolayca temin edilebilmesi de sorunu büyütüyor. Çin'de e-ticaret sitelerinde ve sosyal medya platformlarında gizlice satılan bu ilaçlar, gençlerin erişimini kolaylaştırıyor.
Asya'da genç nüfusun ruh sağlığı, bölgenin ekonomik kalkınması ve sosyal istikrarı için kritik bir faktör. Araştırmalar, ruh sağlığı sorunlarının üretkenliği düşürdüğünü ve sağlık sistemlerine maliyet yüklediğini gösteriyor. Bu nedenle, bu konu yalnızca bireysel bir kriz değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir mesele olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de üniversite sınavına hazırlanan gençler benzer bir baskıyla karşı karşıya. Sınav kaygısı ve gelecek endişesi, gençleri psikolojik yardım aramaya yöneltiyor; ancak reçeteli ilaçların kontrolsüz kullanımı riski de bulunuyor. Bu haber, Türkiye'deki eğitim sisteminin gençlere yönelik psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ayrıca, Asya'daki bu eğilimin küresel bir sorun haline geldiği, dijital platformlarda reçeteli ilaç satışının denetlenmesinin önemi ortaya çıkıyor. Türkiye, gençlerin ruh sağlığı politikalarını geliştirirken bu örnekteki riskleri göz önünde bulundurmalı.