Nepal'de 10 gün önce etkili olan şiddetli sel felaketinin ardından, 64 yaşındaki Nepalli bir kadın, çamur ve moloz yığınının altında kalan evinden sağ olarak kurtarıldı. Yetkililer, aynı bölgede bir Çinli adamın da kurtarıldığını açıkladı. Felakette hayatını kaybedenlerin sayısı 1.300'ü aşarken, en az 5.500 kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi.
Kurtarma çalışmaları ve felaketin boyutu
Nepal'in kuzey bölgelerinde etkili olan Muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymaları, geniş bir alanda yıkıma neden oldu. Kurtarma ekipleri, 10 gün boyunca enkaz altında kalan insanlara ulaşmak için yoğun çaba sarf etti. Cumartesi günü, 64 yaşındaki Nepalli kadın, evinin molozları arasından sağ olarak çıkarıldı. Sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ancak hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Aynı gün, bir Çinli adamın da kurtarıldığı açıklandı. Yetkililer, her iki kurtarma operasyonunun da bölgede umut verici olduğunu belirtti.
Felaketin bilançosu her geçen gün ağırlaşıyor. Ölü sayısı 1.300'ü geçmiş durumda ve 5.500'den fazla kişi kayıp. Kayıp kişilerin bulunması için arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürüyor. Ancak olumsuz hava koşulları ve ulaşımın güçlüğü, çalışmaları zorlaştırıyor. Uluslararası yardım kuruluşları da bölgeye destek gönderdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal, iklim değişikliğinin etkilerini en ağır şekilde hisseden ülkelerden biri. Muson yağmurlarının şiddetlenmesi, Himalaya bölgesinde sel ve toprak kaymalarını tetikliyor. Bu felaket, Güney Asya'da iklim krizinin ne denli yıkıcı olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölge ülkeleri, altyapı yetersizlikleri ve yoksullukla mücadele ederken, bir yandan da doğal afetlere karşı dirençli hale gelmeye çalışıyor. Uluslararası toplum, Nepal'e insani yardım ve teknik destek sağlama çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'de yaşanan sel felaketi, Türkiye'nin insani diplomasi ve afet yönetimi politikaları açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bu tür doğal afetlerde uluslararası yardım çağrılarına kayıtsız kalmayarak bölgeye arama kurtarma ekipleri ve insani yardım gönderebilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı afetler, Türkiye'nin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu hatırlatıyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin afet yönetimi kapasitesini güçlendirmesi ve bölgesel iş birliklerini artırması gerektiğini gösteriyor. Küresel iklim krizi, Türkiye'nin dış politikasında çevre ve insani yardım konularını daha fazla öne çıkarmasını gerektiriyor.