Çin, Ulusal Halk Kongresi'nde kabul edilen yeni "Etnik Birlik ve İlerleme Yasası" ile etnik gruplar arası uyumu güçlendirmeyi hedeflerken, yasanın kapsamının yurt dışındaki Çin vatandaşlarını da içerecek şekilde genişletilmesi, aktivistler ve uluslararası gözlemciler arasında sınır ötesi baskı endişelerine yol açtı. Yasa, Çin'in etnik politikalarını yeniden tanımlarken, eleştirmenler bunun Çin hükümetine yurtdışındaki muhalif sesleri susturma yetkisi verdiğini savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Çin'in yeni etnik birlik yasası, 1 Haziran 2024'te yürürlüğe girdi. Yasa, etnik gruplar arası eşitliği ve birliği teşvik etmeyi, ayrımcılığı ve nefret söylemini önlemeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak yasanın 8. maddesi, "hiçbir örgüt veya bireyin etnik ayrımcılığa yol açacak veya etnik birliği bozacak eylemlerde bulunamayacağını" belirtiyor ve bu hükmün Çin yasalarına tabi kişiler için yurt dışında da geçerli olduğu ifade ediliyor. Bu, Çin'in yargı yetkisini kendi sınırları ötesine taşıdığı anlamına geliyor.
Uygulama ve yaptırım mekanizmaları henüz netleşmemiş olsa da, yasa kapsamında Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri gibi azınlıklara yönelik politikaların yurt dışındaki Çin vatandaşlarına da dayatılabileceği endişesi hakim. Özellikle yurtdışında yaşayan Uygur diasporası, yasanın bir baskı aracı olarak kullanılmasından kaygılı. Çin hükümeti ise yasanın etnik uyumu güçlendirdiğini ve ayrılıkçılıkla mücadele için gerekli olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yeni yasa, Çin'in artan küresel etkisi bağlamında uluslararası toplumdan tepki çekiyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği, yasanın sınır ötesi uygulamasının ifade özgürlüğü ve uluslararası hukuk ilkeleriyle çeliştiğini belirtiyor. Çin'in komşuları, özellikle Orta Asya ülkeleri, bu yasanın kendi topraklarındaki Çin vatandaşları ve Çin kökenli nüfus üzerinde baskı yaratmasından endişe duyuyor. Aynı zamanda, yasa Çin'in "etnik birlik" söylemini kullanarak Sincan ve Tibet gibi bölgelerdeki politikalarını meşrulaştırma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, yasanın Çin'in yumuşak gücüne zarar verebileceğini ve uluslararası alanda Çin karşıtı söylemleri güçlendirebileceğini öne sürüyor. Diğer yandan, Pekin yönetimi, yasanın yalnızca Çin yasalarına uygun davranışları teşvik ettiğini ve hiçbir ülkenin egemenliğini ihlal etmediğini iddia ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in bu yasası, Türkiye'nin Doğu Türkistan (Sincan) politikasıyla doğrudan ilgilidir. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağlar nedeniyle Uygur Türklerinin haklarına duyarlıdır. Yasa, yurt dışında yaşayan Uygur diasporasını hedef alabileceğinden, Türkiye'deki Uygur toplumunu da etkileyebilir. Bu durum, Türkiye-Çin ilişkilerinde yeni bir gerginlik kaynağı olabilir. Ayrıca, yasa uluslararası hukuk bağlamında Türkiye'nin egemenlik anlayışıyla çeliştiği için Ankara'nın tepkisine yol açabilir. Bölgesel olarak, Orta Asya'da Çin'in artan nüfuzu, Türkiye'nin bu bölgedeki stratejik çıkarlarını etkileyebilir.