Çinli analistlere göre, Nepal hükümetinin Amerika Birleşik Devletleri ile yakınlaşma çabaları, bölgesel bir güç olan Çin'in temel endişelerini göz ardı ediyor. Katmandu yönetimi, 'yakın komşu' olarak tanımladığı Çin'in hassasiyetlerini ikinci plana atarken, 'uzak akraba' olarak nitelendirilen ABD ile ilişkilerini güçlendirmek için yoğun çaba harcıyor. Bu durum, Himalayalar'ın güneyindeki stratejik ülkede artan bir jeopolitik gerilime işaret ediyor.
Nepal-ABD Yakınlaşmasının Arka Planı
Nepal, coğrafi konumu nedeniyle tarihsel olarak Çin ile Hindistan arasında bir tampon bölge işlevi görmüştür. Ancak son yıllarda Katmandu'nun Washington ile ilişkilerini derinleştirmesi, Beijing'de rahatsızlık yaratıyor. ABD, Nepal'e askeri yardım, altyapı yatırımları ve kalkınma projeleri sunarak etkisini artırmayı hedefliyor. Özellikle ABD'nin State Partnership Program (SPP) kapsamında Nepal ordusu ile yürüttüğü işbirliği, Çin'in güvenlik endişelerini tetikliyor. Çin, bu tür ortaklıkların kendi güney sınırında ABD'nin askeri varlığını artırabileceğinden endişe ediyor.
Nepal Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ise, ABD ile işbirliğinin kalkınma odaklı olduğunu ve herhangi bir askeri ittifak amacı taşımadığını vurguluyor. Ancak Çinli uzmanlar, ABD'nin bölgedeki faaliyetlerinin, özellikle de Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ni (BRI) dengeleme amacı taşıdığını düşünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal'in bu hamlesi, Güney Asya'da Çin-Hindistan-ABD rekabetinin bir yansıması olarak görülüyor. Hindistan, Çin'in Nepal üzerindeki etkisini dengelemek için ABD ile işbirliğini dolaylı olarak desteklerken, kendisi de Nepal ile tarihsel bağlarını kullanmaya çalışıyor. Öte yandan Çin, Pokhara havalimanı ve hidroelektrik projeleri gibi büyük yatırımlarla Nepal'deki nüfuzunu korumaya çalışıyor. Uzmanlar, bu üçlü rekabetin Nepal'i bir güç mücadelesinin ortasında bıraktığını ve Katmandu'nun denge politikası izlemekte zorlandığını belirtiyor. ABD'nin bölgede artan varlığı, Çin'in Doğu Çin Denizi ve Güney Çin Denizi'ndeki gerilimlerin ardından ikinci bir cephede mücadele etmesi anlamına gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu jeopolitik rekabet, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, küresel güç mücadelelerinin yaygınlaştığına işaret ediyor. Türkiye, kendi çevresinde benzer baskılarla karşılaşan bir ülke olarak, Nepal'in denge politikasını yakından izlemelidir. Ayrıca, Çin ve ABD arasındaki rekabetin Asya'da yeni kriz alanları yaratması, Türkiye'nin çok kutuplu dünya vizyonu ve Asya ile ilişkileri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye'nin, bu tür bölgesel istikrarsızlıkların enerji ve ticaret yollarına etkisini değerlendirmesi gerekmektedir.