Çin, geçtiğimiz ay Tayvan'ı ziyaret eden dört Yeni Zelandalı milletvekiline bir yıl süreyle ülkeye giriş yasağı getirdi. Karar, Wellington yönetiminde şaşkınlık yaratırken, Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters'ın sözcüsü, milletvekillerinin yıllardır sorunsuz bir şekilde Tayvan'ı ziyaret ettiğini ve bu nedenle yasağın 'sürpriz' olduğunu belirtti. Çin Dışişleri Bakanlığı ise Tayvan'ı 'Çin'in ayrılmaz bir parçası' olarak nitelendirerek, bu tür ziyaretlerin 'Tek Çin' ilkesini ihlal ettiğini vurguladı.
Yasağın Detayları ve Tarafların Açıklamaları
Yeni Zelanda parlamentosunda Yeşiller Partisi'nden Golriz Ghahraman ve Teanau Tuiono, merkez sol İşçi Partisi'nden Greg O'Connor ve merkez sağ Ulusal Parti'nden Simon Watts'ın da aralarında bulunduğu dört milletvekili, Nisan ayında Tayvan'ı ziyaret etmişti. Ziyaret, Yeni Zelanda-Tayvan Dostluk Derneği tarafından düzenlenen bir program kapsamında gerçekleşti. Milletvekilleri, Tayvan'da savunma, ticaret ve demokrasi konularında çeşitli temaslarda bulundu.
Çin'in Wellington Büyükelçiliği, yasağın gerekçesini 'Çin'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne aykırı faaliyetler' olarak açıkladı. Büyükelçilikten yapılan yazılı açıklamada, 'Tayvan'ın herhangi bir dış güçle resmi temas kurması kabul edilemez. Yeni Zelandalı siyasetçilerin bu ziyareti, Çin'in iç işlerine müdahale anlamına gelmektedir' ifadeleri kullanıldı.
Yeni Zelanda Dışişleri Bakanlığı ise durumu 'endişe verici' olarak değerlendirirken, Dışişleri Bakanı Peters'ın konuyu Çinli mevkidaşıyla görüşmeyi planladığı bildirildi. Sözcü, 'Bu tür seyahat yasakları diplomatik normlara aykırıdır ve iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyebilir' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in Tayvan ile resmi temas kuran yabancı siyasetçilere yönelik yaptırımları yeni değil. Daha önce de ABD, Almanya, Fransa ve Avustralya'dan çok sayıda milletvekiline benzer yasaklar getirilmişti. Ancak Yeni Zelanda özelinde bu adım, iki ülke arasındaki genelde olumlu seyreden ilişkilerde bir kırılma noktası olarak görülüyor. Yeni Zelanda, Çin ile güçlü ticari bağlara sahip; iki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık 30 milyar doları aşıyor. Çin, Yeni Zelanda'nın en büyük ihracat pazarı konumunda.
Uzmanlar, Çin'in bu hamlesiyle diğer ülkelere de 'Tayvan ile gayriresmi temasların bedeli olacağı' mesajı vermek istediğini belirtiyor. Pekin yönetimi, Tayvan'ın bağımsızlık yönündeki adımlarını engellemek için diplomatik ve ekonomik araçları kullanmaktan çekinmiyor. Öte yandan, Yeni Zelanda gibi Çin'le iyi ilişkiler geliştiren bir ülkenin bile Tayvan konusunda baskı altına alınması, diğer ülkelerde endişe yaratıyor. Bu durum, küresel çapta 'Tek Çin' politikasının yorumlanışına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, resmi olarak 'Tek Çin' politikasını benimsemekle birlikte, Tayvan ile ticari ve kültürel ilişkilerini sürdürmektedir. Çin'in Yeni Zelanda'ya yönelik bu yaptırımı, Türkiye'nin de Tayvan ile ilişkilerini gözden geçirmesine neden olabilir. Ankara, Çin ile ekonomik işbirliğini derinleştirirken, Tayvan ile gayriresmi temaslarını dengelemek zorunda kalabilir. Ayrıca, Çin'in bu tür yaptırımları, Türkiye'nin Doğu Asya'daki diplomatik manevra alanını daraltabilir. Küresel ölçekte ise, bu olay uluslararası toplumun Tayvan meselesine yaklaşımında kutuplaşmayı artırabilir ve Türkiye'nin bu konuda net bir pozisyon almasını zorunlu kılabilir.