Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan'ı ziyaret eden dört Yeni Zelandalı milletvekiline, Çin anakarası, Hong Kong ve Makao'yu kapsayan seyahat yasağı uygulama kararı aldı. Wellington'daki Çin Büyükelçiliği milletvekillerinin bu ziyaretiyle Pekin'in egemenlik ve toprak bütünlüğü konusundaki kırmızı çizgisini aştığını bildirdi. Olay, Yeni Zelanda ile Çin arasında diplomatik gerilimi tırmandırırken, Avustralya hükümeti de yasağı kınayan açıklamalar yaptı.
Aşırı tepki mi, egemenlik vurgusu mu?
Yeni Zelanda Meclisi üyesi dört milletvekili geçtiğimiz haftalarda Tayvan'a resmi olmayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Milletvekilleri, Tayvan'ın bağımsızlığını tanımadıklarını ancak ada ile ekonomik ve kültürel bağların önemine inandıklarını ifade etti. Çin Dışişleri Bakanlığı ise bu adımın tek Çin ilkesini ihlal ettiğini ve kabul edilemez olduğunu duyurdu. Çin'in Wellington Büyükelçiliği, milletvekillerine yönelik yaptırımın gerekli ve meşru olduğunu savundu.
Yeni Zelanda Başbakanı, yasağı 'orantısız ve gereksiz' olarak nitelendirirken, muhalefet partileri hükümeti Çin karşısında yeterince sert durmamakla eleştirdi. Avustralya Dışişleri Bakanı da yaptığı açıklamada, 'Bu tür kısıtlamalar demokratik değerlere ve uluslararası normlara aykırıdır' dedi. Uzmanlar, Çin'in Tayvan'ı ziyaret eden siyasetçilere yaptırım uygulamasının giderek yaygınlaştığına dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Tayvan, 1949'dan bu yana Çin anakarasından ayrı yönetilse de Çin, adayı 'ayrılıkçı bir eyalet' olarak görüyor ve bağımsızlık girişimlerine kesinlikle izin vermeyeceğini vurguluyor. Son yıllarda Çin, Tayvan'a ziyaret düzenleyen yabancı siyasetçilere karşı diplomatik ve ekonomik yaptırımları artırdı. ABD, Japonya ve Avrupa Birliği, benzer durumlarla karşılaşan ülkeler arasında yer alıyor.
Yeni Zelanda, Çin ile güçlü bir ticaret ilişkisine sahip. Çin, Yeni Zelanda'nın en büyük ihracat pazarı konumunda. Özellikle süt ürünleri ve et sektörü Çin pazarına bağımlı durumda. Bu nedenle hükümet, Pekin ile doğrudan bir çatışmadan kaçınmaya özen gösteriyor. Ancak parlamentonun bağımsız karar alma mekanizması ve demokratik değerler, milletvekillerinin seyahat özgürlüğünü kısıtlama noktasında hükümeti zorluyor. Avustralya ise Çin ile benzer gerginlikleri daha önce yaşamış bir ülke olarak Yeni Zelanda'ya destek sinyali veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin tek Çin politikası konusundaki hassasiyetini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, resmi olarak tek Çin ilkesini benimsemekle birlikte Tayvan ile ekonomik ve kültürel ilişkilerini sürdürmektedir. Çin'in bu tür yaptırımları, Türkiye'nin Tayvan ile dengeli ilişki yürütme kapasitesini sınırlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Asya-Pasifik'te artan ticari ve diplomatik varlığı göz önüne alındığında, Çin'in egemenlik vurgusu, bölgedeki diğer devletlerle ilişkilerde benzer hassasiyetler doğurabilir. Bu nedenle Türk dış politika yapıcıları, Tayvan konusunda Çin'in tepkisini göz önünde bulundurarak hareket etmek durumundadır.