Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, 20 Şubat 2025 tarihinde düzenlenen basın toplantısında, Japonya ve Hindistan arasında giderek derinleşen askeri, ekonomik ve diplomatik işbirliğinin Beijing'i hedef almaması gerektiğini belirtti. Sözcü, "Bölgesel işbirliği mekanizmaları üçüncü tarafları hedef almamalı, bölgesel barış ve istikrara katkıda bulunmalıdır" ifadelerini kullandı. Açıklama, Tokyo ve Yeni Delhi arasında imzalanan son savunma anlaşmaları ve ortak askeri tatbikatların ardından geldi.
Japonya-Hindistan stratejik yakınlaşması
Japonya Başbakanı Fumio Kişida ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi, 2024 yılının son çeyreğinde bir dizi ikili anlaşmaya imza atmış, özellikle savunma, kritik teknoloji ve altyapı alanlarında işbirliğini derinleştirme kararı almıştı. İki ülke, Hint-Pasifik bölgesinde özgür ve açık bir deniz düzeni vizyonu çerçevesinde ortak deniz tatbikatları düzenlemekte, ayrıca sivil nükleer enerji ve yarı iletken üretimi gibi stratejik sektörlerde ortak projeler yürütmektedir.
Çin'in bu gelişmelere tepkisi, özellikle Japonya-Hindistan işbirliğinin Beijing'in Doğu Çin Denizi ve Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik iddialarına karşı bir denge unsuru oluşturduğu yönündeki yorumların artmasıyla sertleşti. Mao Ning, Çin'in her türlü "soğuk savaş zihniyeti" ve "askeri ittifak" karşısında olduğunu, bölgesel ülkeleri kutuplaştıracak adımların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya ve Hindistan arasındaki stratejik ortaklık, ABD'nin Hint-Pasifik stratejisi çerçevesinde şekillenen Dörtlü Güvenlik Diyaloğu'nun (Quad) bir parçası olarak dikkat çekiyor. Quad; ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya arasında deniz güvenliği, siber güvenlik ve altyapı yatırımları konularında eşgüdümü amaçlıyor. Çin, bu yapılanmayı "Asya NATO'su" olarak nitelendiriyor ve bölgede gerilimi tırmandırdığını savunuyor.
Analistler, Tokyo-Yeni Delhi hattının son dönemde ivme kazanmasında iki ana faktörün etkili olduğunu belirtiyor: Birincisi, Çin'in ekonomik ve askeri gücünün artmasına karşı duyulan endişeler; ikincisi ise Rusya-Ukrayna savaşının ardından Moskova'ya yaptırımlara katılan Japonya'nın, Hindistan ile enerji ve savunma alanlarında alternatif işbirliği kanalları arayışı. Hindistan ise Çin ile yaşadığı sınır anlaşmazlıkları ve ticaret dengesizliği nedeniyle Tokyo ile ilişkilerini çeşitlendirmeyi hedefliyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı'nın bu uyarısı, Beijing'in bölgedeki etki alanını koruma çabasının bir yansıması olarak yorumlanıyor. Öte yandan, Japonya ve Hindistan'ın işbirliği sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma projelerini de kapsıyor. Örneğin, Asya-Afrika Büyüme Koridoru (AAGC) gibi girişimlerle iki ülke, Afrika ve Güneydoğu Asya'da altyapı yatırımlarını koordine etmeye çalışıyor. Bu durum, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne (BRI) alternatif oluşturma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya-Hindistan işbirliği ve Çin'in tepkisi, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik dış politikasını doğrudan etkilemese de, bölgesel güç dengelerindeki kaymalar Türkiye için stratejik önem taşımaktadır. Türkiye, hem Çin ile Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında artan ticari ilişkilerini, hem de Hint-Pasifik bölgesinde ABD ve müttefikleriyle savunma işbirliğini dengelemek zorundadır. Ayrıca, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki nüfuz mücadelesi, Hindistan ve Çin ile olan ilişkilerinin doğasını da etkileyebilir. Bu çerçevede, Ankara'nın Asya'daki güç rekabetini yakından izlemesi, kendi çok yönlü dış politika stratejisinin sürdürülebilirliği açısından kritik görünmektedir.