Çin hükümeti, ülkenin kuzeybatısındaki çöl bölgelerinde 'aşırı sel' riski bulunduğu uyarısında bulundu. Pekin yönetimi, özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Taklamakan Çölü ve çevresindeki alanlarda, iklim değişikliğine bağlı olarak nadir görülen şiddetli yağışların sel felaketlerine yol açabileceğini açıkladı. Çin İklim Değişikliği Merkezi tarafından yapılan son modellemelere göre, bölgede son 50 yılın en yüksek yağış miktarları kaydedildi ve bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
Çin'in kurak ve yarı kurak bölgeleri, tarihsel olarak su kıtlığı ile mücadele ederken, son yıllarda artan sıcaklıklar ve değişen atmosferik dolaşım modelleri nedeniyle anormal yağış olaylarıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın, Dünya'nın su döngüsünü hızlandırdığını ve bu durumun bazı bölgelerde kuraklığı şiddetlendirirken, diğerlerinde ise ani ve yoğun yağışlara neden olduğunu belirtiyor. Çin'in kuzeybatısındaki Sincan bölgesi, son yıllarda birçok kez beklenmedik sel olaylarına tanık oldu. Haziran 2023'te, Turfan Havzası'nda meydana gelen sel, tarım arazilerine ve yerleşim alanlarına büyük zarar vermişti. Çin Meteoroloji İdaresi, bu tür olayların sıklığının ve şiddetinin arttığını doğruluyor.
Hükümet, risk altındaki bölgelerde erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve acil durum planlarının gözden geçirilmesi talimatını verdi. Ayrıca, altyapı projelerinde sel riskine karşı dayanıklılık kriterlerinin yükseltilmesi kararlaştırıldı. Bölgede yaşayan yaklaşık 25 milyon insan, potansiyel sel felaketlerine karşı bilgilendiriliyor. Çin medyasına göre, özellikle Tarım Havzası ve İli Nehri çevresindeki tarım alanları, kış aylarında biriken karın aniden erimesiyle oluşabilecek taşkınlara karşı da uyarıldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in bu uyarısı, yalnızca ülke içi bir mesele olmanın ötesinde, küresel iklim değişikliğinin yarattığı asimetrik etkilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Dünya genelinde çöl bölgeleri, artan sıcaklıklar ve buharlaşma nedeniyle daha kurak hale gelirken, beklenmedik yoğun yağışlar bu hassas ekosistemleri ve insan yerleşimlerini tehdit ediyor. Asya kıtasında, Hindistan, Pakistan ve Orta Asya ülkelerinde de benzer modeller gözlemleniyor. Bu durum, su yönetimi ve afet hazırlığı konularında uluslararası iş birliğinin önemini artırıyor. Çin, özellikle İpek Yolu Ekonomik Kuşağı (Kuşak ve Yol Girişimi) kapsamında komşu ülkelerle altyapı projeleri yürütürken, iklim risklerini de dikkate almak zorunda kalıyor. Sincan bölgesindeki sel riski, ayrıca bölgedeki tarım üretimini ve su kaynaklarını etkileyerek, gıda güvenliği ve su kıtlığı konularında küresel etkiler yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki çöl bölgelerinde aşırı sel riski, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmamakla birlikte, küresel iklim değişikliğinin benzer etkilerinin Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu gibi kurak bölgelerimizde de görülebileceğini hatırlatmaktadır. Türkiye, özellikle kış aylarında kar erimesine bağlı taşkınlar ve ani sellerle mücadele etmektedir. Çin'in erken uyarı sistemleri ve altyapı iyileştirme çalışmaları, Türkiye için örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Türkiye üzerinden geçen ticaret yollarının iklim risklerine karşı dayanıklılığı, stratejik önem taşımaktadır. Bu gelişme, küresel iklim politikalarına uyum ve afet yönetimi konularında uluslararası iş birliğinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.