Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) üst düzey diplomatı Josep Borrell’in, Çin’in Rusya’nın Ukrayna’daki savaşında Rus askerlerine askeri eğitim verdiği yönündeki suçlamasını sert bir dille reddetti. Pekin yönetimi, bu iddiayı “iftira ve karalama” olarak nitelendirirken, iki taraf arasında tırmanan söylem savaşı, uluslararası kamuoyunda Rusya-Ukrayna savaşının seyrine ilişkin yeni soru işaretleri doğurdu. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, “AB’nin söz konusu iddiaları tamamen asılsızdır ve Çin’i karalamaya yönelik bir girişimdir. Çin, her zaman barışçıl bir çözümden yana olmuştur” ifadelerine yer verdi.
Gelişmenin Arka Planı
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 8 Mayıs 2024 tarihinde yaptığı bir konuşmada, “Çin’in Rus ordusuna askeri eğitim sağladığına dair bilgiler aldıklarını” belirtmişti. Borrell, bu iddianın AB ülkelerinin istihbarat kaynaklarına dayandığını ve eğer doğrulanırsa AB’nin Çin’e yönelik yeni yaptırımlar uygulayabileceğini ifade etmişti. Çin ise bu suçlamayı “tamamen delilsiz” bularak reddetti. Beijing, Rusya ile olan ilişkilerinin “normal ikili ilişkiler” olduğunu, herhangi bir askeri işbirliğinin ise uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor.
AB’nin bu suçlaması, daha önce ABD ve NATO’nun benzer iddialarına dayanıyor. Washington, Çin’in Rusya’ya çift kullanımlı teknoloji ve askeri malzeme tedarik ettiğini söylerken, Pekin bu suçlamaları daha önce de reddetmişti. Ancak “askeri eğitim” boyutunun eklenmesi, taraflar arasındaki gerilimi yeni bir seviyeye taşıdı. Çin’in Rusya’ya olan dolaylı desteği, Batı’nın Çin’e uyguladığı yaptırımların artmasına yol açabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tartışma, sadece AB-Çin ilişkilerini değil, aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşının seyrini de etkileme potansiyeline sahip. Eğer Çin’in Rusya’ya askeri eğitim sağladığına dair somut kanıtlar ortaya çıkarsa, Batı’nın Çin’e yönelik yaptırımları genişleyebilir ve Çin’e yakın olan gelişmekte olan ülkeler Batı ile Rusya arasında bir tercih yapmak zorunda kalabilir. Diğer yandan, Çin’in kesin inkârı, Moskova’nın savaş alanında yalnız kalmasına yol açabilir. Çin, Ukrayna savaşında tarafsız kalmaya çalışırken, Batı’nın suçlamaları Pekin’i köşeye sıkıştırıyor. Türkiye gibi Kiev ve Moskova ile aynı anda ilişkilerini sürdüren ülkeler için bu gelişme, diplomaside denge arayışını daha karmaşık hale getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü üstlenirken, Çin’in Rusya’ya askeri destek sağladığı iddiaları, Ankara’nın hassas dengelerini etkileyebilir. Eğer AB ve ABD, bu iddialar neticesinde Çin’e yaptırım uygularsa, Türkiye’nin ekonomik ve diplomatik manevra alanı daralabilir. Ancak Türkiye, hem NATO üyesi olarak Batı ittifakının bir parçası hem de Rusya ile enerji ve savunma işbirliğini sürdüren bir ülke. Bu nedenle, Çin’in savaştaki rolüne dair tartışmalar, Türkiye’nin çok yönlü dış politikasını daha da karmaşık hale getirecek ve Ankara’nın denge arayışını zorlaştıracaktır.