G7 zirvesinde konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik olarak Lübnan’daki operasyonlarda ölçülü olması gerektiğini söyledi. Trump, geçtiğimiz günlerde Beyrut’un güneyine düzenlenen hava saldırısının aşırı olduğunu değerlendirdiğini belirterek, Netanyahu’nun yöntemlerini sorguladı. Bununla birlikte Trump, Hizbullah’a karşı mücadelede en “yetkili” ismin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad olduğunu ileri sürdü. Trump, ” Netanyahu’nun Lübnan’daki tutumu bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabilir. Hizbullah sorununu çözme konusunda en uygun kişi Esad’dır. Ona bu konuda güveniyorum” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Netanyahu’ya yönelik eleştirileri ve zirve atmosferi
G7 zirvesinin ikinci gününde düzenlenen oturumda konuşan Trump, İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığının genişlemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Trump, “Netanyahu’nun izlediği yol bölgedeki dengeleri bozuyor. Geçen hafta Beyrut’a yapılan hava saldırısı orantısızdı ve sivillerin zarar görmesine neden oldu. Bu tür adımlar Hizbullah’ı zayıflatmaktan çok, Lübnan halkını İsrail’e karşı birleştiriyor” dedi. Trump ayrıca Netanyahu’ya hitaben, “Lübnan’da sorumlu davran ve bu işi Suriye’nin halletmesine izin ver” şeklinde konuştu.
Trump’ın bu açıklamaları, İsrail ile ABD arasında son dönemde yaşanan görüş ayrılıklarının bir yansıması olarak yorumlandı. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmazken, İsrail basını Trump’ın sözlerini “şaşırtıcı” ve “Netanyahu’ya açık bir uyarı” şeklinde nitelendirdi. G7 zirvesinde liderler, Ortadoğu’daki güvenlik krizini ve Hizbullah’ın bölgedeki faaliyetlerini masaya yatırdı. ABD’li yetkililer, Trump’ın Esad’a yönelik övgü dolu sözlerinin Amerikan dış politikasında bir değişikliğe işaret etmediğini, ancak Suriye rejimiyle diyalog kapısının aralanabileceğini ima ettiğini belirtti.
Bölgesel boyut: Hizbullah, Suriye ve Lübnan denklemi
Hizbullah, Lübnan’da siyasi ve askeri güce sahip bir örgüt olarak bölgedeki dengeleri etkiliyor. Örgüt, Suriye iç savaşında Esad rejiminin yanında savaşırken, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırda da gerginliğin artmasına neden oluyor. Trump’ın Esad’ı Hizbullah’a karşı en yetkili lider olarak işaret etmesi, Suriye rejiminin İran’la olan ittifakını ve Hizbullah üzerindeki dolaylı kontrolünü öne çıkarıyor. Uzmanlar, Esad’ın Hizbullah’ı kontrol etme kapasitesinin sınırlı olduğunu, örgütün doğrudan İran Devrim Muhafızları tarafından yönlendirildiğini vurguluyor.
Lübnan ise ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, İsrail’in hava saldırıları ülkedeki kırılgan durumu daha da kötüleştiriyor. Trump’ın uyarısı, ABD’nin bölgede tırmanışı önleme çabası olarak okunabilir. Ancak Netanyahu’nun bu uyarıları dikkate alıp almayacağı belirsiz. İsrail, kuzey sınırında güvenliği sağlamak için Lübnan’da daha geniş bir askeri operasyonu düşünüyor. ABD’nin bu konudaki tutumu, İsrail’in hareket alanını sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hizbullah’ın faaliyetlerine ilişkin bu gelişme, Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikaları açısından yakından takip edilmelidir. Türkiye, Lübnan’daki istikrarsızlığın Güney Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki dengelere yansıyabileceğini öngörüyor. Trump’ın Esad’ı muhatap alması, Suriye’nin kuzeyindeki Türk güvenlik çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, Hizbullah’ın varlığının Suriye sınırında yeni bir tehdit oluşturmasından endişe ediyor. Ayrıca ABD’nin Lübnan konusunda İsrail’e yönelik uyarıları, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve enerji kaynakları üzerindeki haklarını koruma çabalarıyla bağlantılıdır. Türkiye, bölgedeki tüm aktörlerin sorumlu davranmasını beklemektedir.